Gezi

İran’da Couchsurfing – İran Misafirperverliğini Yaşama Fırsatı

İran’da kalacak yer bulma konusu elbette bir İran gezisinin kritik noktalarının başında geliyor. Henüz yeterince turistik olamamış bu memlekette ülkenin fiziki büyüklüğüne kıyasla az otel var ve onlar da genelde pahalı. Hostel çok daha az. Ama insanları aşırı konuksever olduğundan bir aileye konuk olma ihtimalini kesinlikle yabana atmayın. Bu yazıda Couchsurfing üzerinden İran’da kalacak yer bulurken kendi karşılaştığım durumları anlatmak, yazıyı okuyacakları karşılaşacakları potansiyel durumlara karşı biraz bilgilendirmek isterim.

Bildiğiniz gibi Couchsurfing’de ya gideceğiniz şehirdeki uygun insanlara mesaj atıp bizzat iletişime geçerek, ya da gideceğiniz yeri ve tarihleri belirttiğiniz bir ‘Public Trip’ oluşturarak ve size insanların mesaj atmasıyla ev sahibi bulunuyor. Ben İran’a gitmeme 1 ay kadar bir zaman kala kalmayı planladığım 3 şehir için Public Trip yarattım. Hiç arkadaşım, referansım falan olmadığından biraz tedbirli olma ihtiyacı hissetmiştim, nitekim daha önceki Couchsurfing denemelerimde hiç yüzüme bakılmamıştı. Ama son derece gereksiz bir endişe yaşadığımı kısa sürede anladım. Çünkü teklifler hemen gelmeye başlamıştı. 40 günlük bir zaman diliminde tam 68 farklı kişiden mesaj almışım, tek tek saydım. Ama gelen her teklif, evinde ücretsiz ağırlayıp izzet-i ikramda bulunacak kişilerden gelmemişti. Peki ne tür teklifler geldi, onları gruplara ayırayım.

Dediğim gibi, her teklif bir ailenin yanında konuk olarak ücretsiz kalma için değil. İran’da hostel yok değil ancak sayıları az (hatta onları da resmi bir izin almaktan ziyade kağıt üzerinde başka bir yer gibi gösterdiklerinden şüpheleniyorum, neyse). İran’da kredi kartı da kullanılmadığından Booking veya Hostelworld gibi sitelerde seçenek az. Bu nedenle bazı ‘hostel’ sahipleri, Couchsurfing’i takip edip gezginlere hostellerini tanıtıyorlar. Sadece hostel değil, normal bir ev sahibi olan insanlar da, bir çeşit Airbnb mantığıyla uygun ücretler karşılığında evlerini açabileceklerini belirtiyorlar. Bence bu seçeneği birkaç kişilik bir grup olarak gelecekseniz göz önünde bulundurun, yoksa boşverin.

Bazı teklifler kalacak yer sağlama değil, gezdirme mantığıyla yapılıyor. Özellikle seyahat acentesi sahipleri ya da bağımsız rehberlik yapanlar bu şekilde ulaşabiliyorlar. Hangi şehir ve turistik yerleri, hangi şekilde (özel araba vs.) gezdirdiklerini, bu hizmetin günlük maliyetini belirtiyorlar. Özellikle toplu taşımayla gitmesi zor yerleri görme düşünceniz varsa bu teklifler yerine göre değerlendirilebilir. Bana günlük 40 veya 70 $ şeklinde teklifler geldi. Şehir merkezleri haricinde, toplu taşıma sıkıntısı olabilecek yerlere gitme niyetiniz varsa bu seçeneği düşünün, ama bana kalırsa öncesinde iyi bir plan yapmak ve offline haritalar indirmiş olmak kaydıyla bir rehbere ihtiyacınız olmaz. Tabii rehberler size hediyelik eşya dükkânlarında, döviz bozdurma konularında ya da günlük hayatla ilgili değerli bilgiler vererek yardımcı olurlar, ama sadece bunlar için bir rehber tutmanız gerekir mi, bence gerekmez.

Bazı insanlar da, özellikle gençler, sadece gezip tozma, biraz takılma (hang out) kafasındalar. Genelde bu insanların profillerinde İngilizcelerini geliştirmek, pratik yapmak gibi amaçlar görülebiliyor. Yerel insanlarla tanışmak güzel birşey, zamanınız olursa güvenebileceğiniz kişilerle bir araya gelebilirsiniz. Ben mesela Couchsurfing’den beni bulan bir hanımla Tahran’da bir parkta bir süre oturup konuştum, kesinlikle çok şey öğrendim, ona da Türkiye’yle ilgili merak ettiklerini dilim döndüğünce anlattım. O kısa sürede bile bana aşırı derecede yardımsever ve düşünceli davrandığını belirteyim.

Bazı teklifler gittiğiniz yerde değil, oraya yakın yerlerde oturanlardan geliyor, olur da gelirseniz diye. Örneğin Isfahan’a gidecekseniz Kaşan veya Verzane’den, Persepolis’e bitişik Mervdeşt veya Şiraz’dan mesajlar alabilirsiniz. Hatta bana çok çok daha alakasız yerlerden de geldi. Kirmanşah’tan, Kerman’dan, Hamedan’dan, Yezd’den ve başka şehirlerden mesajlar aldım. Önceden bir rota çizdiyseniz son dakikada değiştirmenizi önermem ama tabii ki bunun kararını siz vereceksiniz.

Bunlar dışında tamamen bilgilendirme amaçlı mesajlar da gelebiliyor, bir üye bana İran’da sansürlü interneti aşmak için VPN’e ihtiyacım olacağını hatırlattı sadece. Başka bir üye de döviz bürolarının kapandığını, dolar bozdurmak istersem Tahran Enghelab Meydanı’ndaki ofisine uğrayabileceğimi söyledi. Bir başkası ise yakında Almanya’ya gideceğini, ancak Euro bulamadığını, benden Euro almak istediğini ve istediğim kurdan bozabileceğini söyledi. Bu çeşit değişik mesajlar da gelebiliyor.

Ama her şekilde çoğunluğu son derece saygılı ve ilgili, bir soru sorduğumda yardımcı olmaya çalışan kişilerdi. Size tek tavsiyem, Public Trip yaratmak için fazla acele etmemeniz olur. Zaten benim önceden konuşup anlaştığım 2 insanın son anda işleri çıkınca 2 yeni insanla konuştum ve ikisi de çok sağolsunlar son derece iyi ağırladılar beni. İran’da zaten Türkiye’den geldiğimi öğrenen herkes -ki buna İran’da konuştuğum bir Ermeni de dahil- bana son derece iyi ve yardımsever davrandı. Ve yanında kaldığım iki insanın da tıpkı benim gibi hiç referansı yoktu. Ben kendi deneyimlerimden yola çıkarak İran’da Couchsurfing yapın derim, elbette yine de yanında kalacağınız insanları olabildiğince iyi seçmek koşuluyla. Aileleri tercih etmek tabii ki daha iyi, ama yaşıtınız, bir şekilde kafanızın uyuşacağını düşündüğünüz kişilerle kalmak da çok keyifli oluyor.

Bir noktaya daha dikkat çekeyim. Couchsurfing uygulaması bile, bir insanın evinde kalmadan önce bütün konuşmaları kendi uygulamaları üzerinden gerçekleştirmenizi öneriyor, onlar da elbette istenmeyen bir durum yaşanması halinde sorumluluk almak istemiyorlar. Ama İran’da Couchsurfing sadece VPN ile erişilebilir olduğundan, size mesaj atan insanlar hemen telefon numaralarını veriyor, konuşmaya Whatsapp üzerinden devam etmeyi öneriyorlar. Ben bunu yaptım ve hiçbir sıkıntı yaşamadım, ama siz yine de son ana kadar Couchsurfing uygulamasında kalmaya çalışın.

Dediğim gibi bu süreçte İranlılar’dan çok sayıda mesaj aldım, hatta Tebriz’den gelen mesajların önemli bir kısmı da Türkçe’ydi. Hepsine dönmeye çalıştım ama bazı yanıt veremediklerim de oldu, umarım kusuruma bakmamışlardır. Bütün bu insanlara -şimdi pek bir manası olmasa da- teşekkürü borç biliyorum.

Not: Bu yazıda evlerde çektiğim fotoğrafları kullanmak istemedim. Sadece şu kadarını diyeyim, evlerin Türkiye’deki evlerden ‘tuvalet haricinde’ hiçbir farkı olmadığını söyleyebilirim.

İletişim

Bu yazıyla ve diğer yazılarımla ilgili her türlü sorunuzu, yazıların altına yorum yaparak bana iletebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir