Gezi

Rüzgarlı Şehir Bakü’de Gezilecek Yerler

Avrupa ve yakın coğrafyada görmedik ülke bırakmama hedefim çerçevesinde Azerbaycan’a gitmemem olmazdı tabii. Bu nedenle Bakü’yü duraklarım arasına ekledim. Bu yazıda sizlere Bakü’de gezip gördüğüm yerleri, Azerbaycan vizesi alma sürecimi ve havaalanında yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.

Bakü, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ne çıkıntı yapan doğu ucunun güney kısmında konuşlanmış bir deniz kenarı kenti. Özellikle 19. yüzyılın ortalarında bölgede keşfedilen petrolle birlikte kaderi değişmiş, büyümüş ve dünyanın gözlerini çevirdiği bir yer haline gelmiş. 1918’in 28 Mayıs’ında kurulan cumhuriyetle kısa bir süre bağımsızlığın tadını alsa da sonrasında Sovyetler Birliği’ne katılmış, 1990’ların başında tekrar gelen bağımsızlıkla ve 2000’lerde yapılan yatırımlarla bir cazibe merkezi haline gelmeye çabalayan bir başkent.

Günümüzde Flame Towers’ın başını çektiği yüksek ve bol ışıklı binalarıyla giderek bir Arap Yarımadası başkentine benzemiş Bakü’de elbette turistik yerler de bulunuyor. Ancak onlara geçmeden önce Azerbaycan’a gitmek için yapılması gerekenlerden bahsedeyim. Benim gibi Formula 1 yarışının hemen öncesinde gitme talihsizliğinde bulunursanız şehir merkezinde trafiğe kapatılan yollar ve seferden kaldırılan otobüsler yüzünden sıkıntı yaşayabilirsiniz, zırt pırt karşınıza çıkan bariyerler keyfinizi biraz kaçırabilir, o nedenle bu tarihleri göz önünde bulundurun planlama yaparken.

Azerbaycan Vizesi

Buna şaşıranlar çıkabilir, ancak Azerbaycan’a gitmek için vize almak lazım. Neyse ki hem kapıda vize, hem de internetten alınan e-vize gibi imkanlar bulunuyor.

Kapıda vize sadece havayoluyla gelenlere veriliyor, e-vize ise hem kara hem de hava sınır kapılarında geçiyor. Alması da oldukça pratik, Azerbaycan’a gideceklere elektronik vize yöntemini tavsiye ederim.

Azerbaycan e-vizesi nasıl alınır?

Azerbaycan e-vizesi Asan tarafından sağlanıyor. Sisteme Azerbaycan’a gideceğiniz tarihi ve gezinizle ilgili istenen diğer belgeleri girmeniz, ayrıca pasaportunuzun ilk sayfanızın taranmış halini yüklemeniz isteniyor. Vizeyi 3 günde ya da 3 saatte alabilirsiniz. Acil bir durum yoksa 21 Amerikan Doları vize ücretine ek olarak sadece 3 dolar veriyorsunuz, daha hızlı vize için ise 70 dolar gibi uçuk bir ekstra ücret talep ediliyor. Ben 3 günü tercih ettim ve vizem 2 gün içinde mail adresime PDF olarak gönderildi. Çıktısını alıp sınır kapısında onu gösterdim, giriş çıkış mühürlerim herhangi bir sorun yaşamadan pasaportumun üstüne vuruldu.

Bakü’ye nasıl gidilir?

Bakü’ye giden otobüsler, Ermenistan’la olan sınır kapalı olduğu için, Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a gidiyor. Star Ok gibi birkaç firma, bu uzun yolculuğu gerçekleştiriyor. Zamanı olanlar bu yolu değerlendirebilir.

Diğer seçenek ise havayolu ulaşımı. Bakü’ye en düzenli seferler, iki ülkenin bayrak taşıyıcıları THY ve Azerbaycan Havayolları tarafından yapılıyor. Ancak Pegasus gibi başka şirketler de belirli aralıklarla buraya Bakü ve bazen Gence’ye uçuyor.

Bense Azerbaycan Havayolları’nın 2017’de operasyonlarına başlayan alt şirketi Buta Airways ile yolculuk yaptım. Bu sürece çok kısaca değinmem gerektiğine inanıyorum.

Aylar öncesinden İzmir’den Bakü’ye 30$ gibi oldukça düşük bir ücrete bilet buldum. Ancak bu ücrete kabin bagajı bile dahil değil. Zaten çok uzun olmayan bir ziyaret planladığımdan yanımda bir laptop çantasına sığacak birkaç parça eşya götürdüm. Ayrıca uçuş öncesi prosedürü tıpkı Ryan Air gibi, online check in yapmanız ve çıktısını yanınızda götürmeniz gerekiyor (En ekonomik paketi aldıysanız geçerli bu sanırım). Nitekim İzmir’de bu çıktıyı göstererek biniş kartımı aldım ve laptop çantamla uçağa sorunsuz şekilde alındım.

Azerbaycan’a giriş

Uçak, Haydar Aliyev’in adını taşıyan havaalanına indikten sonra, pasaport kontrolüne girmeden önce kapıda vize veren gişe ve kiosklarla karşılaşıyorsunuz. Benim gibi internetten vize almadıysanız buradan vize almanız gerekecek, yoksa doğrudan kontrole yürüyebilirsiniz.

Kuyrukta bekleyen diğer Türkiye vatandaşlarından duyduğum kadarıyla makineler nakit ve tam ücreti kadar dolar kabul edip para üstü vermiyormuş. Bu konunun bir benzerine birazdan tekrar değineceğim çünkü benim de başıma bela olmak üzereydi.

Pasaport kuyruğunda başınızda bir memur bekliyor, sıranız gelince size yol vererek boşalmış gişeye doğru sizi yönlendiriyor. Ben de sıram gelince görevli memur hanıma pasaportumu ve e-vize çıktımı uzattım. Nereden geldiğimi sorunca “İzmir” dedim. Sonra biraz geri çekilmemi istedi. Herhalde kafamı gişede fazla içeri sokmuş olmalıyım diye düşünerek geri çekildim, ardından “iğneyi çıkar” dedi. Azeri Türkçesiyle ilk yüz yüze geliş anım buydu, ama hiçbir anlam veremediğim bu cümleyle ne çıkarmak istemiş olabileceğini hızlıca düşünmek durumundaydım. Üzerimde çıkarabileceğim ne vardı diye hızlıca aklımı çalıştırırken nasıl olduysa gözlüğümü hatırladım, tereddütlü bir şekilde elimi götürüp gözlüğümü çıkardığımda “tamam” dediler. O sırada tam tepemde duran bir kamerayla burun buruna geldim. Sanırım bu esnada fotoğrafım çekildi, pasaportuma giriş mührü vuruldu ve ülkeye resmen giriş yapmış oldum (Azeri Türkçesinde ‘gözlük’e “eynek” diyorlarmış).

Havaalanından şehir merkezine geliş

Bakü şehir merkezine toplu taşımayla gelebilmek için, havaalanından kalkan shuttle otobüslerine binmeniz gerekiyor. Bunlar da çıkış kapısının hemen karşısında bekler vaziyette. Gün içinde yarım saatte bir karşılıklı olarak kalkan otobüslere binmek için ise, şehrin toplu taşıma kartı olan Bakü (Bakı) Kart’ınızın olması lazım, nakit kabul edilmiyor.

Bakı Kart, çıkışın iki yanında bulunan kiosklardan alınabiliyor. 2 Manat karşılığında tekrar doldurulup kullanılabilen plastik kartı almanızı öneririm. Ancak şöyle bir durum var, makineler -tıpkı vize kioskları gibi- sadece nakit kabul ediyor ve para üstü vermiyor. Bu nedenle üzerinizde 5-10 Manat gibi banknotlar veya nakit paralar bulundurun.

Havaalanından şehre geliş 1.30 Manat, süre trafiğe göre değişiyor olsa da yarım saat civarı genelde. Otobüsün son durağı 28 May merkezi bir yer denebilir, ancak turistik merkez İçeri Şeher’e gitmek için biraz daha yürümek, metroya veya otobüse binmek gerekiyor.

Not: Benim ziyaret ettiğim 2019’un Nisan ayında 1 Azerbaycan Manatı (AZN), 3.4 TL civarındaydı. Hesaplarınızı bu orana göre yapabilirsiniz.

Bakü’de gezilecek yerler

İçeri Şehir (İçərişəhər)

Bakü’nün en turistik yeri hiç şüphesiz İçeri Şeher. Bir nevi Bakü’nün’ old town’ı diyebiliriz buraya. Etrafı surlarla çevrili bölgenin tarihi Şirvanşahlar dönemine kadar uzanıyor, zaten burada bulunan eserlerin neredeyse tamamı Şirvanşah döneminde, ülkenin merkezini Surahanı’dan Bakü’ye taşımalarından sonra yapılmış. 19. yüzyılda yakınlardaki petrol yataklarının keşfine dek surların dışına pek taşmayan küçük bir şehirmiş Bakü. UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiş bu surlar içindeki bölgede pek çok tarihi eser bulunuyor, bunun yanında dar sokakları ve cumbalı evleriyle çok restore olduğunu belli etse de keyifli bir gezi imkanı sunuyor.

Şırvanşahlar Sarayı

Bakü’nün Şirvanşahlar Sarayı, şüphesiz İçeri Şehir’in de en popüler yerlerinin başında geliyor. Tarihte varoldukları dönem boyunca çok az bağımsız kalabilen Azerilerin günümüzdeki topraklarında uzun süre Şirvahşahlar hüküm sürmüş. İçeri Şeher’in en dikkat çekici yapıları bu döneme ait ve en bilineni de Şirvanşahlar Sarayı. 12-15. Yüzyıllar arasında aralıklarla inşası devam etmiş saray kompleksi içinde ana saray binası, birkaç türbe, camii ve hamam kısmı gibi farklı bölümler bulunuyor.

Şirvanşahlar Sarayı’nın dışarıdan manzarası

Saray kısmında Şirvanşahların özellikle en güçlü dönemlerinin 3 hükümdarına ait bilgiler bulunuyor. Fazla tarihi eşya yok. Zaten Bakü’nün geneli gibi burası da fazlasıyla restore, ancak 1918’de Ermeni Taşnakların Azerileri kurşuna dizdiği, sarayın girişinin sağında bulunan duvardaki kurşun izleri, orijinal ve canlı bir hatıraya atıfta bulunur şekilde kendini gösteriyor. Şirvanşahların aile türbesi ve Şah Camii gibi yapılarla kompleks tamamlanıyor. İran’a gidenlerin yakından tanıyacağı türden cami ve kapı eyvanlarını, mavi çinilerle değil toprak renginde taşlarla tamamlayan Şirvanşahlar, bütün olarak bakıldığında güzel bir görüntü oluşturan, bol kubbeli güzel bir esere imza atmışlar diyebiliriz. Beklentiyi çok yüksek tutmayın ama gezip görmeyi de ihmal etmeyin.

Buraya giriş Azerbaycan vatandaşlarına 2, diğer ülke vatandaşlarına 15 manat.

Minyatür Kitaplar Müzesi

İçeri Şehir’de yer alan bu küçük müzeye uğramanızı öneririm. Dünyanın (Guiness) tarafından da onaylanmış en büyük minyatür kitap koleksiyonu burada sergileniyor. Dünyanın birçok yerinden toplanmış, çoğu serçe parmağınızdan daha kısa boylu bu kitapları görüp öyle devam edin yolunuza. Görevli hanımefendi size ülkenizi soruyor, bana da Nutuk ve Garip şairlerinin, Nazım Hikmet’in şiir kitaplarından müteşekkil küçük Türkiye koleksiyonunu gösterdi. Giriş ücretsiz.

Kız Kalası

İçeri Şehir ve genel olarak Bakü’nün sembolü haline gelmiş yeri Gız Galası (Qız Qalası), Bakü’ye gelen turistlerin uğrak yerlerinden biri. İnşa edilme hikayesi birçok efsaneye dayansa da net bir bilgi yok burayla ilgili. Şirvanşahlar döneminden bile eski olabileceği ihtimali var.

İçeri Şehir’i saran surların bir ucunda yükseliyor bu küçük kule. 8-9 kat merdiven çıktıktan sonra kulenin üzerine ulaşılıyor ve Bakü şehrinin 360 derece güzel manzaralarını buradan görebiliyorsunuz.

Tıpkı Şirvahşahlar Sarayı gibi, buraya giriş de ülke vatandaşlarına 2 manat iken yabancılara 15 manat.

Tarih müzesi

Azerbaycan resmi tarihini aktaran müze, özellikle Ermenistan’la yaşanan sorunlara karşı Azeri tezlerini savunma ve Azerbaycan’ın tarih sahnesindeki önemini vurgulama amaçları için düzenlenmiş gibi. Bu nedenle Şirvanşahlar’ın son dönemlerinden, ülkenin İran ve Rus etkisine girdiği yıllardan itibaren yaşananlar anlatılıyor. Özellikle Erivan (İrevan olarak belirtiliyor) ve genel olarak günümüzün Ermenistan topraklarında nüfus dengesinin bilinçli olarak Ermeniler lehine bozulduğunu savunan bölümler dikkatimi çekti (Dışarıdan getirilen Ermenilerin büyük kısmı Osmanlı Ermenileriymiş).

Bunlar haricinde Azerbaycan’ın, petrolün keşfedilmesinden sonra nasıl hızlı bir değişim yaşadığı, 1918’de kurulmuş ilk bağımsız Azerbaycan ve yine Dağlık Karabağ bölgesinde olanlar ziyaretçilere anlatılıyor.

Bu müzeye de giriş 5 manat.

Haydar Aliyev Merkezi

Bakü’de yaşamış bir arkadaşımın anlattığına göre, bir zamanlar Dağlık Karabağ’dan kaçan, yerel halkın da “qaçqın” dediği göçmenlerin yaşadığı, suç oranlarının yüksek olduğu gecekondu bölgesinde bugün mimari açıdan kayda değer bir yapı yükseliyor. Bu insanların yerlerinden edilmesiyle boşalan alana, Irak kökenli mimar Zaha Hadid’in tasarladığı oldukça fütüristik gözüken Haydar Aliyev Merkezi kondurulmuş. Burası geniş bir yeşilliğin orta yerinde, büyük bir müze ve kültür merkezine ev sahipliği yapıyor.

Binanın içinde bile gark edilen enteresan mimarisiyle Haydar Aliyev Merkezi

Haydar Aliyev adının Azerbaycan’da nasıl hala canlı tutulmaya çalışıldığına aşağılarda da değiniyorum zaten, kendisinin ülke yakın tarihinin en büyük kişisi olarak görüldüğüne kuşku yok. Adını taşıyan bu merkez de Aliyev’in (1923-2003) hayatını anlatan, bunu yaparken de Azerilerin önce SSCB’ye bağlı, sonra da bağımsız dönemde yaşadıkları ve başardıklarını paralel şekilde aktaran bir bölümle başlıyor.

Bu noktada Aliyev’in ülkeye katkılarının en büyüklerinden biri olarak Bakü Tiflis Ceyhan boru hattının gösterildiğini belirtmek isterim.

Azerbaycan tarihine ve Azeri kültürüne ait unsurların sergilendiği kısımlarla devam ediyor burası, tarih öncesi çağdan kalma eserler de var, Azeri halı ve müzik aleti örnekleri de.

Ülkenin tarihi ve turistik binalarının maketlerinin bulunduğu ara katta, hangilerini görüp hangilerini atladığınızı kontrol edebilirsiniz. Ayrıca kukla oyuncak sergisi, her ne kadar yakın zamandan oyuncakları sergilese de ilgimi çekti. 1-2 tane modern sanat sergisi, müzeyi tamamlıyor.

Her yaştan insanın geldiği, oldukça popüler görünen müzenin girişi 15 manat.

Gobustan

Azerbaycan’ın bence en görülmeye değer turistik değerleri, Bakü’ye 60 kilometre mesafede bulunan Gobustan (Qobustan) kasabasının çevresinde bulunuyor. Eşsiz kaya resimleri ve çamur volkanlarıyla bu bölgeyi de Bakü ziyaretinizin bir parçası olarak planlarınıza dahil edin. Peki Gobustan’da neler var ve buraya nasıl gidilir derseniz, Gobustan ziyaretime dair yazdığım yazıyı okuyabilirsiniz.

Ateşgah

Zerdüştlerin yüzyıllarca yaşadığı toprakların üzerinde bulunan Azerbaycan’da etkileyici bir tapınağa evsahipliği yapıyor. Zaten her yerinden doğalgaz sızan bir memlekette sonsuz ateşin yandığı bir tapınak inşa etmek çok zor olmasa gerek.

Ateşgah, 18. Yüzyılda Hintli tüccarlar tarafından yapılmış ve yüz yıl kadar aktif kalmış. Hindular yaptırmış olsa da Zerdüştlükle de yakından ilişkilendiriliyor. Günümüzde oldukça restore edilmiş halini Bakü yakınlarında ziyaret etmek mümkün.

Burası şehir merkezinden biraz uzakta. Abşeron denilen yarımadanın doğuya doğru uzanan Surahanı (Suraxanı) adlı bölgesinde. Elbette benim gördüğüm diğer ziyaretçilerin çok büyük kısmı turla gelmiş kafilelere mensuptu, taksiyle gelenler de olmuştur eminim. Ben toplu taşımayı seçtim. Çeşitli yollar mevcut, ben ana metro hattının Qara Qarayev durağından 113 numaralı otobüsle gitmeyi seçtim. Biraz zaman alıyor tabii, yarım saati geçmişti benim varmam.

Ateşgah’ın ana tapınak kısmında da sönmeyen bir ateş bulunuyor

Duvarlarla çevrili kompleksin ortasında ana tapınak kısmı var, sürekli bir ateşin yandığı. Çevreleyen taştan odalar ise tapınağın, Zerdüştlüğün ve tapınağın yer aldığı yarımadanın tarihini anlatan açıklamalar barındırıyor.

Isfahan‘daki Zerdüşt tapınağı, aynı isimli Ateşgah’ı hatırlatsa da geldikleri devirler ve şu anki halleri oldukça farklı. Isfahan’da bulunan bir tepenin en yukarısında, içi boş, olabildiğince bulunduğu şekliyle korunmuş bir yer iken Bakü’nün Ateşgah’ı çok daha yakın zamanda yapılmış, buna rağmen çok daha fazla restore edilip bayağı işlevsel bir görüntüye sokulmuş bir yer.

Ateşgah Bakü’nün farklı yerlerinden biri, zaman bulunursa gidilip görülebilir. Giriş 4 manat.

Şəhidlər Xiyabanı (Şehitlik)

Azerbaycan’ın yakın dönem kültürüne damga vurmuş en büyük olayların, 90’ların başındaki bağımsızlık mücadelesi ve akabinde Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan’a kaybedilmesi olduğunu, Bakü’de biraz dolaştıktan sonra fark etmemek olanaksız. Bu dönemde gerçekleşen olayların, katliamların anısı sürekli canlı tutuluyor. Metro durakları, caddeler ve meydanların isimleri bütün bu olayları hatırlatıyor sürekli.

İşte ülke tarihinde yerini almış bu şehitlerin bir kısmı, şehrin daha yüksek batı bölümünde bulunan Şəhidlər Xiyabanı’nda defnedilmiş.

Şehitler Hiyabanı, Bakü’ye yukarıdan bakan bir parkın içinde diyebiliriz. 1918’de burası bir şehitlik gibi tasarlansa da SSCB’ye katıldıktan sonra Kirov Parkı adıyla lunapark olarak kullanılmış. Ancak 20 Yanvar’da (20 Ocak 1990) ölen göstericilerin buraya gömülmesiyle yeniden bir şehitliğe dönüşmüş. Dağlık Karabağ’da Ermenilerin öldürdüğü insanlar ve başka şehitler, kahramanlar vs. bu park-mezarlıkta yatıyor. Parkta Türkiye’nin hediye ettiği bir camii ve 1. Dünya Savaşı sırasında bu topraklarda ölmüş Osmanlı askerlerinin anısını yaşatan bir anıt da yer alıyor.

Şehitler Hiyabanı’nda 20 Yanvar’da ölenler için dikilen a nitelikli

Kara Ocak (Qara Yanvar) süresince ölenler için yerleştirilmiş sönmeyen ateş anıtı ve Bakü manzaralı fotoğraflar çekmeye izin veren balkon bölümüyle ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olarak burayı not edin derim.

Fəxri Xiyaban (Haydar Aliyev’in mezarı)

Şehitler Hiyabanı’na çok çok yakın bir yerde bulunan Fahri Hiyaban ise bir çeşit devlet mezarlığı. Tiflis’i görmüş olanlar için Mtatsminda’daki mezarlığı örnek verebilirim. Üzeyir Hacıbeyov, Raşid Behbudov, Bülbül gibi ünlü müzisyenler, Cafer Cabbarlı ve Rasul Rza gibi yazar ve şairler, oyuncular, sporcular, devlet adamlarının gömüldüğü Fahri Hiyaban’da SSCB döneminden günümüze, ünlü pek çok Azeri’nin mezarı burada yer alıyor. Bakü’de de cadde ve meydanlara adı verilmiş birçok kişinin son durağı, bu ağaçlıklı güzel yer olmuş. Ayrıca 20 Kasım 1991’de düşürülen helikopterde ölen 22 devlet adamı, asker ve gazetecinin de mezarı Fahri Hiyaban’da. Yine Aliyevler öncesinde görev yapan devlet başkanı Ebulfez Elçibey de burada gömülü. Mezar taşları, adeta Moskova’daki Novodeviçi’yi hatırlatacak ölçüde görkemli sanat eserleri olarak tasarlanmış.

Haydar Aliyev’in mezarı, Fahri Hiyaban’da en çok yer kaplayan mezar doğal olarak

Elbette mezarlığın en büyük yer ayrılan kişisi Haydar Aliyev. 2003’teki ölümünden bu yana ülkede bir külte dönüşmüş gibi görünen Aliyev’in havaalanları, caddeler, kültür merkezlerinde gördüğünüz adı, birçok park ve açık alanda yer alan heykelleri, yaşı Aliyev’in iktidar olduğu ve Süleyman Demirel’le defalarca haberlerde izlediğimiz günlere yetişemeyecek kadar gençler için popülerliğine dair fikir verebilir. Aliyev’in mezarı da ülkeye gelen yabancı devlet adamları ve yerine gelen oğlu İlham Aliyev tarafından sık sık ziyaret ediliyor. Aliyev’in mezarının ön kısmında da eşi Zarife, kayınpederi Aziz Aliyev ve bilim insanı kayınbiraderi Tamerlan Aliyev’in mezarları yer alıyor. Burayı sadece şehrin gürültü ve karmaşasından uzaklaşmak için bile gezebilirsiniz diye düşünüyorum. Giriş ücretsiz.

Yanar Dağ

Çıralı’nın yukarısındaki Yanar Taş’a gidenlerin çok benzeteceği türden bir yer burası.

Azerbaycan’ın uçsuz bucaksız doğalgaz kaynaklarının yeryüzüne sızdığı noktalardan birinde bir kıvılcım çakılmış ve küçücük bir tepe için için yanmaya başlamış. Gaz kaynağı kesilmediğinden yağmurda, karda, her türlü havada yanmaya devam ediyormuş.

Yanar Dağ’ın kenarlarından sızan gazın yaktığı ateş, hem insanları hem de hayvanları ısıtıyor

Yanar dağ ve etrafına inşa edilmekte olan küçük kompleksin giriş ücreti 2 manat. Tıpkı Ateşgah gibi burası da şehir merkezinin dışında, Koroğlu Metro Durağı çıkışındaki otobüs duraklarından kalkan 217 numaralı otobüsle ulaşılıyor. Uzun bir yol gitmeniz gerekiyor, üstelik otobüsler günün belli saatlerinde aşırı kalabalık. Açıkçası zamanınız çok değilse burayı görmeseniz de olur.

Flame Towers

Yazının başında söylediğim gibi, Bakü çok ciddi bir kentsel dönüşümden geçmekte ve eski Sovyetik bloklarla daha geleneksel taş evler yıkılarak yerlerini çok katlı rezidanslara, ultra modern gökdelenlere bırakıyor. Bu yüzden şehrin manzarasını gökdelenler tutmaya başlamış artık. Bunların en meşhuru da Flame Towers adı verilen üçlü bina grubu. Şehitler Hiyabanı ve Fahri Hiyaban’a yakın Flame Towers’da süper lüks dükkanlar ve yaşam alanları yer alıyor. Akşam saatlerinde ise adına yaraşır şekilde binanın camları, alev alev yanıyor ve şehir manzarasına bir ilginçlik katıyor.

Flame Towers’ın gece manzarası

Targovi (Fəvvarələr Meydanı)

Bakü’de hem yerel halkın, hem de turistlerin en çok zaman geçirdiği yer, resmi adı Fəvvarələr (Çeşmeler) Meydanı, halk arasında Targovi olarak bilinen bölge ve çevresi. Lüks mekanlar, zincir restoranlar, maddi açıdan daha makul mekanları, Türkçe müzik yapan barlarıyla burası, Bakü’de akşam saatlerinizi geçirebileceğiniz en iyi yer bence. Bir de buraya yakın Bakı Kitab Mərkəzi’nden söz edeyim. Burası, adından da anlaşılacağı üzere bir kitapçı, ama aynı zamanda oldukça rahat kitap okuma mekanları sunan bir kafe. Azerice kitapların yanında Türkçe, İngilizce ve Rusça kitapların satıldığı bölümler bulunuyor. Yanınızda bir kitabınız yoksa bile buradan bir kitap alıp biraz zaman geçirmesi oldukça keyifli, tavsiye ederim.

Targovi’deki park ve çevresi özellikle haftasonları kalabalık oluyor.

Bakü’de buralar dışında Sovyet döneminin mirasları olduğunu belli eden geniş meydanlar da var, Azadlıq Meydanı, Haydar Aliyev Meydanı gibi parkların haricinde, deniz kenarını çevreleyen Bakü Bulvarı ve parkını da mutlaka görün.

Bakü’de ulaşım

Eski bir Sovyet başkenti olarak Bakü, büyük kısmı SSCB zamanından kalma başarılı denebilecek bir metro ağıyla donatılmış. Tipik Sovyet metroları gibi derinden, hızlı gidiyor. Şehrin turistik merkezi İçerişeher, ulaşım anlamında merkezleri diyebileceğimiz 28 May, Koroğlu, 20 Yanvar gibi duraklarıyla oldukça kolaylaştırıyor işinizi. Yukarıda bahsettiğim Bakı Kart’ı 2 manat ücret karşılığı alıp karta ihtiyacınız kadar yükleme yaparak kullanabilirsiniz. Her biniş 30 qepik.

20 Yanvar Meydanındaki anıt

Bakü, Hazar Denizi kıyısına boylu boyunca yayılan bir şehir olduğundan birçok turistik yerine metro yetmiyor, metro otobüs kombinasyonu ihtiyacı doğuyor. Ancak bu otobüslerin büyük kısmında Bakı Kart geçmiyor, şoföre nakit ödeme yapılıyor. Gittiğim mesafelere göre 30 ila 80 qepik arası ödemeler yaptım çeşitli otobüslerde.

Otobüs ücretinin ödenme şekli ise Türkiye’dekinin tersine binerken değil inerken. Bu yüzden yolcular otobüse arka kapıdan binip ön kapıdan iniyor. İnerken şoföre ücret veriliyor. Otobüs çok kalabalıksa, ki bu çok sık karşılaşılan bir durum, arka kapıdan inilip ön kapıya yürünerek şoföre para dışarıdan uzatılıyor. Yolcular inmek için ellerindeki bozuklukları cama ya da otobüsün metal kısımlarına vurarak ses çıkarıyor böyle bir durumda. Bir kez de otobüs içinde dolaşan görevlinin “gediş haqqı” diye dolanarak ücretleri topladığını gördüm.

Ayrıca bazı merkezi duraklarda bekleyen taksiler, taksi dolmuş olarak hizmet veriyor. Aceleniz varsa standart bir fiyata bu taksilere de binebilirsiniz. Taksilerde taksimetre bulunmadığı için kendi başınıza taksiye binecekseniz, binmeden önce pazarlık yapmayı unutmayın.

Bakü’ye gitmeden önce aklınızda tutmanız gerekenler

  • Azerbaycan Televiziyasını birkaç kez olsun izlemişseniz, burada konuşulan Türkçe’yi biraz olsun anlayabilirsiniz. Onlar da sizi anlayabilir, çok derine inmese de muhabbet eder, derdinizi anlatabilirsiniz. Sadece çok aşırı “kardeşlik” beklentisiyle hareket etmeyin derim, keyfinize göre gezin ancak başınızı Sovyetik dertlere sokacak şekilde polisle muhatap olmayın.
  • Kredi kartı yaygın, tüm müzelerde geçiyor denebilir. Geçmeyen bazı mekanlarla da karşılaşmadım değil.
  • Döviz büroları adım başı olmasa da mevcut, hatta şehir merkezindeki oranlarla havaalanındaki oranlar arasında çok büyük bir fark yok gibi. Tabii bu söylediğim Amerikan Doları için geçerli, Türk Lirası’nda kayıp daha fazla. Siz mümkünse dolarla gelmeye çalışın Azerbaycan’a.
  • Yukarıda da biraz bahsettim, Bakü caddelerinde gerçekleştirilen Formula 1 Bakü Grand Prix’i öncesinde ve yarış haftasonunda mümkünse gelmeyin, çünkü yolların etrafına yerleştirilen bariyerler rahat bozup keyif kaçırıyor.
Bakü’deki F1 yarışı, şehrin en merkezi bölümlerinde düzenleniyor.
  • Canlı müzik yapan mekanlarda Türkçe müzikleri sıklıkla duyabiliyorsunuz. Hatta benim gittiğim bir yerde Barış Manço’yu çok seviyor olsalar gerek ki onun şarkılarını çaldılar ve insanlar gayet güzel eşlik etti. Denk geldiğim kadarıyla nostaljik Türk popu çalıyorlar diyebilirim.
  • Kapalı yerlerde sigara içiliyor.
  • Özellikle merkezi yerlerde trafik bayağı fena, otobüsler kalabalık, hazır olun.
  • Şehir korkunç derecede rüzgarlı. Ben hayatımda böyle rüzgarlı bir yer görmedim ki şehrin adı da Farsça “rüzgarlı şehir” anlamına gelen “bad-kube”den geliyormuş. Hava sıcaklığına aldanmayın, yanınızda biraz kalın birşeyler getirin derim.
İletişim

Bu yazıyla ve diğer yazılarımla ilgili her türlü sorunuzu, yazıların altına yorum yaparak bana iletebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir