• Güzel ve Yeşil Isfahan’da Gezilecek Yerler

    İran’ın en büyük şehirlerinden biri olmasının yanında en turistik yerlerinden bazılarını barındıran, herhalde Şiraz’la birlikte en güzel şehri Isfahan, İran’a gelip de görmemenin olmayacağı şehirlerden hiç şüphesiz. Tahran’a yakınlığı da şehri rahatlıkla ziyaret edilebilecek bir konuma yerleştirmiş. Isfahan (İranlılar Esfahan şeklinde telaffuz ediyor), Safeviler devrinde (1598’de Kazvin’den taşınmış) başkent olduğundan şehirdeki önemli eserler çoğunlukla Safeviler zamanında yapılmış, onların mimari etkisini taşıyor. Nehirleri kurutan kuraklığa rağmen çok yeşil bir şehir. Parklarda, ağaçlı yerlerde dut ağaçlarını tekmeleyip dut düşürmeye çalışan dayılarla sık sık karşılaşıyorsunuz. Tahran gibi mega büyüklükte değil, yürüyerek dolaşması çok keyifli ve 2 gün içinde iyi bir planlamayla şehir merkezi ve yakınındaki yerlerin büyük kısmını görmeniz mümkün. Isfahan’a Nasıl Gidilir?…

  • İran’ın Devasa Başkenti Tahran’da Gezilecek Yerler

    Bir İran ziyaretinin olmazsa olmazı tabii ki başkent Tahran’dır derim kendi adıma. Ülkenin en büyük ve kalabalık, en modern ve kozmopolit şehri olan Tahran’a gelmeden önce aklınızda tutmanız gereken ilk şey, Tahran’ın tıpkı İstanbul gibi geniş ve kaotik, gezecek yeri bol ve iyi bir ön hazırlık gerektirdiği bilgisi olacaktır. Her şeyden önce bunu söyleyeyim, çünkü şehrin birçok farklı noktasına görülesi yerler dağılmış vaziyette. Bu ön hazırlık süreci, görülebilecek yerler, görülebilecek yerlerin açık olduğu gün ve saatler, oralara ulaşım yollarıyla ilgili olmalı. 4 gün geçirdiğim, zamanım olsa da daha da durabileceğim mega kent Tahran’la ilgili aklımda kalan her şeyi bu yazıda paylaşmaya çalışacağım. Gördüğüm yerlerden, hatalı stratejilerim nedeniyle göremediğim yerlerden bahsedeceğim.…

  • Plovdiv’de Gezilecek Yerler

    Bulgaristan'ın 2. büyük şehri Plovdiv, kısa sürede birçok yer görebildiğim, tarihi ve çok kültürlü bir şehir olarak dağarcığımda yerini aldı.

  • İhtişamın En Yoğun Hali: Monaco’da Gezilecek Yerler

    Formula 1’in eski güzel zamanlarında (birçoğumuz için çocukluk yılları en güzel zamanlar değil midir zaten) büyümüş, benim gibi Jerez 1997’ye rağmen Schumacher’ciler için Monaco demek öncelikle Formula 1 demek sanırım. Zaten 2 km2‘lik bir alana kelimenin tam anlamıyla sıkışmış bir bölgeye daha fazla ne girebilir, F1 dışında en fazla köklü bir kraliyet ve alabildiğine Grace Kelly hatıraları herhalde… Öncelikle biraz Monaco’ya ulaşma yollarından bahsedeyim, yazı hiç olmazsa bu yönüyle bir işe yarasın. Bilindiği gibi Monaco Fransız Rivierası’nda Fransa ve İtalya sınırı arasında yer alıyor. Fransa’dan gelmek için Nice’ten demiryoluyla 15-20 dakikalık bir yolculuk yapmak gerekiyor. Nice şehir merkezinden Nice-Ville garından gidilebilir, benim gibi Nice’e uğramadan başka bir şehir üzerinden otobüs…

  • Lübnan Dolmuşları

    Kabul ediyorum, bizim dolmuşlar da zaman zaman oldukça değişik ve maceralı yolculuklara fırsat sunuyor. Ama Lübnan’daki dolmuşlarda gördüklerim de Türkiye’de görebileceklerimden fazlasını verdi bana. Lübnan’da toplu taşıma tam bir facia olduğundan ötürü ulaşımda taksi ve dolmuşlar önemli yer tutuyor. Taksiciler taksimetre olmadığı için her türlü kazığı atma potansiyeline sahip, şehir içinde ve şehirlerarası yollarda korkunç fiyatlar çekebiliyor. Ama dolmuşlar ucuz yollu ulaşım için en uygun çözüm. Tabii genelde dökülmekte olan dolmuşların üzerinde sadece Arapça tabela bulunduğundan binerken gitmek istediğiniz yere gittiğinden emin olarak binin derim, gideceğiniz yeri söyleyin, gitmiyorsa dolmuşçu söyler. Yoksa cidden zor durumlara düşebilirsiniz İngilizce’nin çok az konuşulduğu bu ortamda. Baalbek’le ilgili yazımda biraz bahsetme fırsatım olmuştu, Beyrut’a…

  • Lübnan: Baalbek ve Bacchus Tapınağı

    Lübnan’a gelirken sadece adını duyduğum, ama gitmek için kesin bir plan yapmadığım Baalbek’e gidişim tamamen doğaçlama bir şekilde oldu. Şüphesiz ki gittiğime pişman olmadım, ama gittiğim şehirde gördüklerim kadar oraya gidiş şeklim de bu yolculuğu benim için unutulmaz kıldı. Beyrut’a yaklaşık 80 km mesafedeki Baalbek’e genellikle taksiyle gidiyor ve antik kenti gördükten hemen sonra ayrılıyor turistler. Nitekim ülkenin Suriye sınırına sadece 10-15 km mesafedeki Hizbullah kontrolündeki bu şehrine gitmek normalde zaten tavsiye edilmiyor. Taksiyle 50-60 dolardan aşağı gidilemediğini okumuştum. Kaldığım hostelde Baalbek’e taksi dışında nasıl gidileceğini sorduğumda bana Beyrut’un güneyindeki Cola’dan dolmuşların kalktığını anlattılar. Cola da yabancı misyonlar tarafından şehrin gidilmesi tehlikeli bulunan kısmında yer alıyor. Ne düşündüm de dolmuşa…