Tunus

Tunus’ta El Jem Gezisi (Colosseum ve Diğer Görülecek Yerler)

İtalya’nın başkenti Roma’daki o meşhur Colosseum’u görenler mutlaka ihtişamından etkilenmişlerdir. Roma’ya gitme imkanı olmayıp 2000 yapımı Gladyatör filmini izlemiş olsanız bile bu tür yapıların haşmetini hissetmiştir diye düşünüyorum.

Hadi orası Roma, insanlık tarihinin en büyük, en etkili imparatorluklarından birinin baş şehri. Roma’yı görenler zaten şehrin baştan başa bu tarz kalıntılarla dolu olduğunu bilirler. Peki, zamanının devasa Roma İmparatorluğu içinde bile merkezde olduğunu düşünmeyeceğimiz, günümüzde bile dünyanın önde gelen turizm devletlerinden biri olduğunu düşünmeyeceğimiz Tunus gibi bir ülkenin alakasız bir kasabasına bu Colosseum’un biraz daha küçüğü olsa da resmen aynısını diktiklerini duysanız şaşırır mısınız? Üstelik bu daha iyi korunmuş, adeta hiçliğin ortasındaki görüntüsüyle çok daha etkileyici desem?

Tunus’un içlerinde, normalde durup da bakma hissetmeyeceğiniz bir kasaba olan El Jem, insanlık tarihinin görkemli miraslarından birine ev sahipliği yapıyor. El Jem Amfitiyatrosu, Colosseum’un az daha küçük bir kopyası olarak yaklaşık 1800 yıldır olanca görkemiyle ayakta. Bu yazıda sizlere El Jem’de gördüğüm bu nadir harikanın yanında buraya nasıl gidilebileceğine ve tarihine dair birkaç söz edeceğim.

El Jem’e nasıl gidilir?

El Jem, Tunus’un doğu kısmında, sahil şeridine yakın bir yerde bulunuyor. Arabayla Tunus’tan gelmek isteyenler için 2.5-3 saat civarında bir yol sürüyor. Otoyolları kullanarak rahat bir şekilde buraya gelinebiliyor, Tunus şehrinden çıktığınızda otoyol ücreti olarak toplamda 5 Tunus Dinarı civarında bir para ödersiniz en fazla. Tam fiyatı veremiyorum, nitekim ben direkt olarak gelmedim, ancak otoyol boyunca farklı noktalarda gişelere vereceğiniz paralar son derece düşük olduğu için araba kiralayarak gelmenin -araba masrafları haricinde- son derece ucuz olduğunu söyleyebilirim.

El Jem Tren Garı, El Jem, Tunus
El Jem Tren Garı

El Jem’e trenle gitmek de mümkün. Ülkenin resmi demiryolu şirketi SNCFT’nin sitesine göre Tunus şehrinden buraya farklı saatlerde günde karşılıklı 4 sefer düzenleniyor. Yolculuk da 4.5 saat kadar sürüyor sitede yazan bilgilere göre. El Jem’in istasyonu da kasabanın merkezinde, Colosseum’a çok yakın.

Bu arada El Jem’e gelen birçok kişi, Sousse, Monastir gibi şehirlerden günübirlik turlarla gelip akşam olmadan geldikleri yerlere dönüyorlar. Bahsettiğim şehirlere yakın olması nedeniyle böyle yapıyorlar tabii. Zaten El Jem’de sadece 1 tane doğru düzgün diyebileceğimiz otel bulunuyor, kimse kalmayı tercih etmediği için başka yapmaya gerek duymamışlar.

El Jem’de görülecek yerler

Amfitiyatro (Colosseum)

Neredeyse bütün dünyanın Roma’dakini bildiği o ikonik antik Roma yapısının çok benzeri, hatta belki daha güzeli, daha iyi korunmuşu El Jem’deki amfitiyatrodur diyebiliriz. El Jem Amfitiyatrosu, adeta hiçliğin ortasında bir kasabada karşınıza çıkacağını aklınıza bile getirmeyeceğiniz kadar inanılmaz bir yapı.

Milattan sonra 3. yüzyılda yapımı başlayan bu acayip eser, elbette Roma İmparatorluğu’nun hala çok güçlü olduğu ve bu gücünü imparatorluğun ücra köşelerinde bile hissettirebildiği günlerden kalma. Roma’daki Colosseum’a çok benzer bir yapıda, 36 metre yükseklikte, 149 metre uzunlukta ve 124 metre genişlikte bir elips şeklinde. Ortadaki arena kısmı ise 65 metre uzunluk ve 39 metre genişliğe sahip.

El Jem Amfitiyatro tribünleri, El Jem, Tunus
Amfitiyatronun tribünleri yok olsa da sütunları aynen duruyor

Bilet kontrolünden sonra içeri girdiğinizde yapının üst katlarına çıkıp sahayı izleyerek gezinize başlayabilirsiniz. En görkemli günlerinde 30 binden fazla kişiyi ağırlayabilen bu müthiş yapının tribünlerinde bulunup aşağıdaki bir gladyatör dövüşünü veya eski bir savaşın yeniden canlandırılmasını veya bir Hıristiyanın vahşi hayvanlara kurban edilişini izlemenin neye benzediğini düşünmek çok değişik bir his. Modern stadyumlara ilham kaynağı olduğunu düşündüğüm, son derece başarıyla yapılmış merdivenleri kullanarak en yukarıya kadar çıkmanızı öneririm. Bu yapının dönemini göz önünde bulundurduğumuzda ne kadar devasa olduğunu yukarıdan daha iyi anlıyorsunuz. Giriş yapılan kısım, karşıya göre daha yüksek ki karşıdaki alçalmış duvarların nispeten yakın yüzyıllarda, buraları yöneten kişiler tarafından bilerek tahrip edildiğine dair bazı yazılar okudum. Keşke hiç ellemeselermiş demeden edemiyorum.

Tribünleri dolaştıktan sonra bu kez de madalyonun diğer yüzündekileri, yani ortadaki alana çıkanları anlayabilmek için zemine inip sahada yürüyün. Bu kez onbinlerce kişinin gözleri önünde canınızı kurtarmak için ölümüne dövüşmenin ne demek olduğunu hayal edin. Biz tuzu kuru modern turistler elbette bu hissin ne olduğunu anlayamayız, ama en azından bu korku ve heyecan karışımı duyguyu hayal edebilir, tıpkı bügün gibi 1700 yıl önce de sıradan insanların sansasyonel işlere ne kadar ilgili olduğunu düşünebiliriz.

Zemindeki yer altı geçitlerine ve çukurlara da dikkat edin, bu çukurlardan sürpriz misafirler çıkıyormuş. Bir gladyatörle dövüşmek üzere gönderilen bir aslan veya başka savaşçılar bu zindan gibi yerlerde bekletiliyor, sonra birtakım asansör benzeri sistemler ve kapaklı geçitler yardımıyla yukarıya çıkarılıyormuş. Bunları da gözden kaçırmayın.

Giriş kapısının karşısındaki daha alçak kısımda ise tribünler bulunuyor. Bu tribünlere soylu kişiler, mertebelerine göre belirlenmiş şekilde otururlarmış. Bu tribünleri gördükten sonra ise son olarak yerin altına inen geçitlere girip az önce bahsettiğim mahzen gibi odaları görün derim. Bir zamanlar kölelerin, gladyatörlerin ve aslan gibi yırtıcı hayvanların kendilerine ait bekleme yerlerini ve yukarı çıkış mekanizmalarını bir de aşağıdan görebiliyorsunuz.

El Jem Amfitiyatrosu, El Jem, Tunus
Amfitiyatronun zeminine inince hem alt katlardaki geçitleri hem tribünleri daha yakından görebiliyorsunuz

Amfitiyatronun tribün duvarlarına ta 1800’lü yıllardan beri gerek Batılı gerekse yerel Araplar tarafından bir sürü yazı kazınmış, bunu görmek üzücü ama özellikle Batılıların Mısır’da da Krallar Vadisi gibi yerlerde duvarlara benzer yazılar kazıdığını görmüştüm, maalesef tarihi ortaya çıkaran kişilerden bile olsanız tarih ve evrensel miras bilincine sahip olamayabiliyorsunuz demek ki.

Son olarak El Jem’deki turistik dükkanların, hediyelik eşyacıların veya el işleri satanların mekanlarının El Jem’i çevreleyen bölgede olduğu, bir de amfitiyatronun 1986 yılından günümüze dek devam eden, her yıl dünyanın farklı yerlerinden gelen senfoni orkestralarının konserler verdiği bir festivale ev sahipliğini de belirteyim.

Son derece hak ederek UNESCO Dünya Mirası listesine giren El Jem Amfitiyatrosuna giriş ücreti 12 Tunus Dinarı, aynı biletle El Jem Müzesi’ne de girebiliyorsunuz ki hemen aşağıda buraya neden gitmeniz gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

El Jem Arkeoloji Müzesi

El Jem’e elbette herkes Colosseum’u görmek için geliyor olabilir, ama buradaki arkeoloji müzesi de son derece dolu ve görülmesi gereken bir yer. Bugünkü El Jem şehrinde ve buranın öncülü olan Thysdrus şehrindeki geniş evlerden çıkarılmış muhteşem mozaikler burada sergileniyor. Müzenin orta avlusu diyebileceğimiz kısımda daha çok dekoratif büyük mozaikler sergileniyor. Ancak binanın içinde evlerden çıkarılan çok daha detaylı, göz kamaştıran mozaikler bulunuyor. Mozaiklerde Dionysos, Orpheus gibi mitolojik figürlerin ve tanrıların, çeşitli meleğimsi figürlerin (muse) içinde bulunduğu alegorik anlatımların yanı sıra çeşitli meyveler, av sahneleri ve hayvanlar görülebiliyor. Mozaiklerde normalde görmeye alıştığımız figürlerin yanında pek görmediğimiz şeyler de vardı, mesela deve veya baykuş, mozaiklerde pek görmeye alışkın olduğumuz hayvanlar değil ama El Jem mozaiklerinde onları görme şansım oldu. Tunus’taki en önemli mozaik müzesi hiç kuşkusuz Bardo Müzesi’dir, ancak El Jem Arkeoloji Müzesi’nde de burayı aratmayan bir mozaik koleksiyonu olduğunu söylemem gerekir.

Mozaik, El Jem, Tunus
El Jem Müzesi’ndeki muhteşem mozaiklerden sadece bir tanesi

Müzede arkeolojik olarak mozaik haricinde Roma devrine ait kemikten, metalden, alçıdan eşyalara da yer verilmiş, örneğin o devrin insanlarından alınmış ölüm maskeleri, bu tür müzelerde sık rastladığım şeyler değildi. Tabii ki seramikten eşyalar, lambalar, ikonlar ve heykeller de müzede bulunuyor, hatta Hıristiyanlık devrine ait çeşitli dini eşyalar da sergilenmekte.

Bu arada müze binasının arka tarafındaki açık hava müzesi kısmına da muhakkak uğrayın. Burada, müzede sergilenen mozaiklerin çıkarıldığı evlerden bazılarını gerçek yerinde, olduğu haliyle görebilirsiniz. O dönemin evlerinin ve sokaklarının neye benzediğini göstermesi, gördüğünüz mozaiklerin nasıl yerlerde bulunduğunu anlatması açısından burayı da görmelisiniz derim. Bazı mozaikler halen yerinde duruyor, bunların çoğu geometrik şekillerdi. Burada bir de Afrika Evi (House of Africa) var ki burayı da mutlaka görmek gerekiyor. Kazılar sonucu ortaya çıkarılan bu ev, orijinal tasarımına uygun şekilde aynı yerde yeniden inşa edilmiş. O dönemin Roma evlerinin neye benzediğine dair çok güzel bir fikir veriyor. Ayrıca mozaik yapımına dair bilgiler veriliyor ki burada mozaik işçisinden ziyade çizen ressamın bu işten para kazandığını öğreniyoruz. Ayrıca birkaç tane çok güzel mozaiği, bulundukları orijinal konumda görebilirsiniz. Bu müzeye gelmişken arka bahçeyi çıkmayı ihmal etmeyin.

El Jem Müzesi Açık Hava Kısmı, El Jem, Tunus
Açık hava müzesinde de görülesi şeyler bulacaksınız

Yukarıda belirttiğim gibi El Jem Arkeoloji Müzesi ve Colosseum’a tek bilet satılıyor, ücreti 12 dinar. El Jem’de yeterince zamanınız varsa iki yeri de görmenizi tavsiye ederim.

El Jem’de görülebilecek diğer yerler

Böyle bir başlık açtım ama dürüst olmak gerekirse bir turist olarak El Jem’de görebileceğiniz başka bir yer olmadığını belirtmem gerekiyor. Nitekim El Jem aslında son derece tarihi bir yerleşim birimi olsa da, şehrin farklı alanlarında kazılar yapılmış ve birçok şey çıkarılmış olsa da bu alanlar günümüzde gördüğünüzde pek bir anlam ifade etmeyecek durumda bulunmakta maalesef. Örneğin Colosseum’un haricinde bir amfitiyatro daha var burada. Ancak müzenin bulunduğu yolun karşısında bulunan bu amfitiyatronun bir kısmı kazılmış, birtakım taşlar görünebiliyor, ancak maalesef kazıların devamı sebepten yapılmamış ve bu alan şu anda bir çöplüğü andırıyor. Koyun otlatan çobanları bile gördüm bu alanın içinde.

El Jem terkedilmiş kazı alanı, El Jem, Tunus
El Jem’de bazı antik kazı alanları kaderine terkedilmiş durumda

Amfitiyatro haricinde başka arkeolojik alanlar da bulunuyor El Jem’de, buraları Google Haritalarında aradığınızda kolayca görebilirsiniz. Ancak buralara gittiğimde hiçliğin ve bodur birtakım ağaçların ortasında, ne idüğünü kolay anlayamadığını çöplükleri andırdığımı söylemek zorundayım. Ağaçlara takılan poşetler adeta bayrak gibi sallanıyor. Tekinsiz bir havası olduğunu söyleyebilirim, bu nedenle bu alanların en içine kadar gitmediğimi itiraf etmek isterim. Ben ki bu tip yerlerin ücra köşelerine gitmekten çekinmem, sizlere Colosseum ve Müzeyi ve bu alanın etrafının dışına çıkmanızı pek tavsiye etmiyorum. Güvenlik sebeplerinden değil, görülmeye değer pek birşey olmadığından.

Onun dışında gar ile amfitiyatro arasındaki cadde ve gardan müzeye doğru giden yollarda biraz dolaştığınızda Orta Doğu – Kuzey Afrika (MENA) havasını iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Gayet sıradan, bazen gürültülü, televizyonlarda gördüğümüz Orta Doğu görüntülerinden çok farklı olmayan bir yer diyebilirim El Jem için. Sadece şöyle bir farktan bahsedebilirim, buradaki Berberi kökenli insanların bazıları yöresel pelerinlerini giyiyorlar. Bu kıyafetlerin Star Wars filmlerinde Luke Skywalker’ın köyündekilerin falan kıyafetlerle olan benzerliğine dikkat edin. Yolda yürürken bir anda karşınıza Obi Wan Kenobi çıkmış gibi hissedebilirsiniz. Zaten Tunus’un güneyindeki çöllerde Star Wars’un çekildiğini biliyoruz, George Lucas’ın burada gördüğü kıyafetlerden esinlenerek karakterlerini giydirdiği düşüncesi akla yakın geliyor.

El Jem sokakları, El Jem, Tunus
El Jem sokaklarında pelerinli, Obi Wan kılıklı adamlar görmek çok mümkün

Son sözler

El Jem’i tek bir yeriyle meşhur olan benzeri küçük kasabalara benzetmek bence mümkün. Örneğin Versailles Sarayı’nı görmek için Paris’ten kalkıp gitmeye değer diyebilirsiniz. El Jem’i görmek için Tunus şehrinden çıkmaya değer mi, bence değer. Tunus’a gelenlerin uğradığı diğer başlıca yerler olan Sousse, Sefakes (Sfax), Monastir veya Kayrovan’a (Kairouan) yakınlığını düşündüğümüzde El Jem de gezi planlarına rahatlıkla dahil edilebilir bir konumda. Tunus planlarınızda buraya yarım veya 1 gün ayırmanızı tavsiye ederim.

İletişim

Bu yazıyla ve diğer yazılarımla ilgili her türlü sorunuzu, yazıların altına yorum yaparak bana iletebilirsiniz.

Özetle söylemek gerekirse, gezmeye meraklı bir beyaz yakalıyım. Üniversiteyi bitirene kadar hiç yurt dışına çıkmadıysam da, sonrasında elimdeki imkanları olabildiğince kullanmaya çalışarak 40'tan fazla ülkeye gittim. Ülkeleri sokaklarında yürüyerek, bütün müzelere ve tarihi yerlere gitmeye çalışarak, az konuşarak, az yiyip içerek, çok yürüyerek, erken kalkıp erken yatarak gezmeyi severim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir