Gezi,  İsviçre

İsviçre’de dikkat edilmesi gerekenler – İsviçre’den aklımda kalanlar

İsviçre son derece modern bir ülke olduğundan gelirken unuttuğunuz pek çok şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Başka birçok ülkede şahsen karşılaştığım mahrumiyet durumları başınıza gelmez diye düşünüyorum. Ancak hem tedbirli olmak, hem de bazı şeyleri biraz daha ucuza getirebilmeniz, ülkenin sunduğu bazı avantajlardan yararlanmak isterseniz aşağıda yazdıklarımı okumanı önereceğim.

Federal bir ülke olarak İsviçre

İlk bakışta İsviçre’nin diğer Avrupa ülkelerinden, AB üyesi olmamasının haricinde büyük bir farkı olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak yönetimsel anlamda büyük bir farkı var, o da İsviçre’nin yüzyıllardır federal bir yapıya sahip olması, bir konfederasyon olmasıdır bana kalırsa. 1848’den beri de şu anki haliyle varlığını sürdürüyor. Ülke dış konularda Bern’deki federal meclis tarafından verilen kararlara göre yönetilse de kantonların iç işlerinde farklı kuralları bulunuyor. Örneğin kadınlara oy verme hakkının İsviçre’de federal düzeyde 1971’de verildiğini, bazı kantonların öncesinde, bazılarının da ancak 1990’ların başında verdiğini hatırlatmak isterim.

İsviçre’nin federal yönetim binası Bundeshaus

Bunun bir turist olarak sizi neden ilgilendirdiğini merak edebilirsiniz. Belirli durumlarda sizi de ilgilendirebilir bunlar. Örneğin gittiğiniz bazı şehirlerde kaldığınız gün başına şehir vergisi (city tax) vermek zorunda kalacaksınız. Bunlar otel rezervasyonu yaparken hatırlatılır, ancak ön ödeme yaparken alınmayıp bizzat gittiğiniz gün talep edilebilir. Mesela Basel’de kaldığınız gün ve kişi başına 4 İsviçre frangı ödemeniz gerekiyor kalacağınız yere.

Aşağıda daha ayrıntılı anlatacağım “otel rezervasyonu ile verilen imkanlar” dahilinde şehirlerin tanıdığı haklar da değişiyor. Bunları gelmeden önce araştırmanızı öneririm.

Para kullanımı

İsviçre frangı dünyanın en güçlü para birimlerinin başında geliyor. Haber bültenlerinin sonundaki piyasaların nabzını tutan bölümlerde adını sıklıkla duyuyoruz kendisinin ama bizzat frangı gören pek yoktur diye düşünüyorum.

Kağıt paraları yakın zamanda yenilenen, son derece de güzel, adeta sanat eseri ayarında resimler içeren ama bir insan resmi bulunmayan frankın demir versiyonları ise ülke ekonomisinin gücünü cümle aleme kanıtlar nitelikte. Ben kendi adıma halen tedavülde olan 1952’de dökülmüş demir para gördüm ama daha eskileri bile vardır herhalde.

Neyse, asıl mevzuya gelirsek İsviçre’de nakit para taşımaya neredeyse hiç ihtiyaç duymayacaksınız. Nitekim her yerde kredi kartı geçiyor diyebilirim. Sadece, şehir içinde bulunan bazı tuvalet otomatları 1 veya 2 franklık demir paralarla kullanılabiliyor. Bu yüzden yanınızda eser miktarda nakit para taşımanızı, bozukluk bulundurmanızı ömeririm. Bazı otomatlar frankla eşit nominal değerde Euro bozuklukları da kabul ediyor (yani 1 frank yerine 1 Euro da kullanabilirsiniz bazı yerlerde). Ayrıca neredeyse tüm müzeler, sırt çantalarınızı girişteki dolaplara bırakmanızı isteyecek. Bazılarında da dolaplar 1 veya 2 franklık bozuk paralarla kilitleniyor, bunun için de bozuk para bulundurmakta yarar var.

İsviçre şehirlerinde döviz büroları bulunuyor, Euro, Dolar gibi paraları burada İsviçre frangı ile değiştirebilirsiniz.

Garantici davranıp Türkiye’den yanınızda nakit İsviçre frangı götürmek isterseniz bu da mümkün, ancak buralardaki döviz bürolarında çoğunlukla 100 franklık banknottan aşağısını bulmanız çok zor, uğraşırsanız belki 50’lik bulabilirsiniz. 100 frank da bildiğimiz üzere çok büyük bir para, bozdurmanız kolay olmayacaktır. Ona göre yanınızda çok yüksek miktarda 100’lük banknot götürmek yerine numunelik 1-2 tane alıp, İsviçre’de gittiğiniz döviz bürolarında daha düşük banknotlar olup olmadığını sorun derim ben.

Toplu taşıma

İsviçre’de toplu taşımaya binerken, Türkiye’nin aksine, ancak başka Avrupa ülkelerine gittiyseniz alışık olduğunuz türden bir toplu taşıma ücreti toplama sistemi olduğunu görebilirsiniz. Araca binerken bir bilet kontrolü yapılmıyor, şehirlerden alacağınız ‘pass’ler veya duraklardaki otomatlardan temin edebileceğiniz biletleri eğer kontrol olursa göstermeniz gerekiyor.

İşin biraz daha sıkıntılı olan kısmı burada aslında. İsviçre’de geçirdiğimiz 1 haftada belki 30 kere tramvay ve diğer toplu taşıma araçlarını kullanmamıza rağmen herhangi bir bilet kontrolüyle karşılaşmadık. Hatta 2 kez de şehirlerarası seyahat için trene bindik, ancak bunlardan sadece bir tanesinde biletimiz kontrol edildi. Bern’den Basel’e giderken hiç kimse 30 franklık biletlerimizi kontrol etmedi. Bunlar elbette insanın aklına kötü kötü şeyler getiriyor, ancak bu söylediklerimi kesinlikle tavsiye olarak kabul etmeyin. Basel’de bindiğim tramvaylarda biletsiz binmenin cezasının 100 CHF olduğunu okudum, özellikle biz fakirler için kesinlikle yabana atılacak bir para değil bu. O nedenle siz siz olun, tedbiri elden bırakmayın diyorum.

Otel rezervasyonunun getirdikleri

İsviçre’nin ne kadar pahalı bir ülke olduğunu anlamak için bizzat gitmenize gerek yok. Bu konuda yapılmış araştırmalarda düzenli olarak tepeye oynayan birden fazla şehir çıkarıyorlar. Ancak maddi zararınızı minimize edecek bazı kıyaklar da yapmıyor değiller. Bunların mutlaka farkında olun gitmeden önce, gittiğiniz şehirlerin kendine özgü olanaklarını keşfedin gitmeden.

Bunların en başında otel rezervasyonlarının yanında gelen olanaklar geliyor. Yukarıda bahsettiğim gibi rezervasyonunuz sayesinde her şehre göre farklı iyiliklerle karşılaşma ihtimaliniz var.

Örneğin Bern’de otel rezervasyonunuz varsa, bu rezervasyon belgesini göstererek toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanabilirsiniz. Gittiğiniz otel veya hostelde bu kart size kağıt olarak da verilecek, ama örneğin en başta kalacağınız yere ulaşmak için bir toplu taşıma aracı kullanacaksanız, geçici olarak rezervasyon belgenizi gösterebilirsiniz soran olursa. Bu kart şehre geldiğiniz ilk günden ayrılacağınız güne dek geçerli.

Öte yandan Basel’de rezervasyonunuz sayesinde toplu taşımayı ücretsiz kullanmanızın yanında belirtilen müzelere %50 indirimli olarak girebiliyorsunuz. Basel Sanat Müzesi, tarih müzesi, Jean Tinguely Müzesi gibi önemli müzelerin hepsine bu kartla yarı fiyatına girebilirsiniz. Kalacağınız otelde check-in yaparken A4 boyutunda adınıza oluşturulmuş Basel Card da verilecek. O kartın üstündeki barkodu müzelerde okutmanız gerekiyor, o yüzden iyi saklayın.

Ama Bern ve Basel’in aksine Zürih’teki rezervasyonunuz size Zürich Card’ın imkanlarını sağlamayacak. Zürich Card veya ücretsiz seyahat kartını ayrıca ücret ödeyerek satın almalısınız.

Market alışverişi

İsviçre’nin en büyük market zincirinin Migros olduğunu görünce şaşırmayın, nitekim bizim Türkiye’nin her yerinde görmeye alıştığımız aynı adlı marketin atası İsviçre menşeili. 1925’te kurulan market zinciri, 1950’lerden sonra Türkiye pazarına İstanbul Belediyesi desteğiyle girmiş ve şirketin asıl adı da Migros Türk. İsviçre’nin büyük şehirlerinde sık sık karşılaşacağınız bu markette gündelik ihtiyaçlarınızı veya hediyelik çikolatanızı alabilirsiniz. Migros dışında da market zincirleri bulunuyor burada, aklıma ilk gelen Coop. Burada hem alışveriş yapabilir, hem magnet gibi basit hediyelik eşyaları bulabilirsiniz. Ayrıca üzerine %50 etiketi yapıştırılmış, son kullanma tarihi geçmek üzere olan ürünleri bulabilirsiniz ki İsviçre gibi pahalı bir ülkede bunun bizim gibi fakir üçüncü dünya ülkelerinden gelenler için oldukça kıymetli bir fırsat olduğunu belirtmeliyim.

Marketlerde bu tip etiketli ürünleri kovalayabilirsiniz.

Çeşmeler

Market alışverişlerinden bahsetmişken şehirlerin her yanında yer alan çeşmelere de değinmeden olmaz. Her şeyin çok pahalı olduğu bir ülkede masraflarınızı en aza indirebilmek için, en azından suya para vermemek için yanınızda mutlaka bir su şişesi bulundurun. Özellikle Zürih’te bol miktarda bulunan çeşmelerden su içip şişenizi doldurabilirsiniz, nitekim gayet içilebilir bir su akıyor çeşmelerden. Aklınızda olsun bu da.

Basel’de bir çeşme

Elektrik soketleri

İsviçre’de dünyanın hiçbir yerinde kullanılmayan elektrik soketleri ve prizler kullanılıyor (J tipi). Ancak neyseki Türkiye’de ve Avrupa’da kullanılan C tipi prizler buradaki prizlere uyumlu. ABD ve Büyük Britanya’da kullanılan prizler için İsviçre’de adaptör kullanmak gerekiyor ama Türkiye’den gelenler için böyle bir ihtiyaç yok.

Hostellerde İsviçre tipi ve standart prizler birlikte bulunabiliyor

Bazı hostellerde iki soketin de yan yana yer aldığını not edeyim bu arada.

Standart gezilerimin dışında dikkatimi çeken noktalar bunlar oldu, umarım bir veya daha fazlasından siz de yararlanabilirsiniz 🙂

2 Comments

  • Nazan F.

    Merhaba bir kaç yıldır burada yaşıyorum. Migros da bütçe adında Migrosun kendi üretimi olan tadı markalardan farlı olmayan gayet uygun fiyata ürünleri var. Aynısı Coop ta da var. Denner ve diğerlerinde yok.
    Örneğin 1 adet 5 chf olan magnumu 6 adet ama 3 chf olarak Coop prix yada Migros bütçe den alabilirsiniz. Bu bütün şehir ve bölgeler de aynı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir