• Bled Gölü, Slovenya

    Slovenya’nın Nazar Boncuğu Bled Gölü – Bled Gezisi

    Birçok yer gördüğünü düşünen bir kişi olarak aklımda çeşitli yerlerin manzarası silinmeyecek şekilde kaldı diyebilirim. Bunlar arasında tabii ki benim açımdan kıymeti olan yerler ön sıralarda geliyor. Bled‘in şöyle bir farkı var benim gözümde: Bled, tartışmaya hiç yer bırakmayacak bir şekilde gören herkesin aklına kazınacak bir yer bana kalırsa. Dünyanın en güzel yeridir diyemem tabii, ama telefon ve bilgisayarların arka planlarında bulunan resimlerden fırlamış gibi hissettiren manzaralarıyla, sosyal medya hesaplarınızdan aylarca kullanılacak malzeme vermesiyle çok çok başka bir yer. Bu kadar çok “wallpaper” veya “kartpostal” olacak manzara sunan çok az yer vardır dünyada. Nitekim birçok kişinin neresi olduğunu bilmeden Bled Gölü’nün unutulmaz manzarasına aşina olduğunu düşünüyorum. Zaten bu yüzden küçücük…

  • Piran, Slovenya

    Piran ve Slovenya Rivierası’na yolculuk

    Adriyatik kıyısındaki meşhur yerler düşünüldüğünde akla ilk olarak Dubrovnik‘in gelmesi çok normal. Burası gerçekten aşırı derecede kendine özgü bir görünüme ve coğrafi yapıya sahip olduğundan akıllara kazınacak türden bir şehir. Onun dışında Karadağ’da Kotor ve Budva var, Hırvatistan’da Pula ve Split gibi yerler var, İtalya’nın Trieste‘si var. Bunlar arasında sıkışmış küçük bir sahil şeridinde yer alan Slovenya’nın deniz kıyısı bölgesi, ya da Slovenya Rivierası bunlar kadar göz alıcı olmasa da küçük bir ülke olan Slovenya’nın sahil şeridi ihtiyacını karşılayabilecek yeterliliğe sahip bence. Hem alan, hem de buradaki şehirlerin niteliği sayesinde bunu söyleyebiliyorum. Slovenya’nın sahil şeridi sadece 47 kilometre uzunluğunda olsa da bu dar alana sıkışmış birkaç yer kendi ölçülerinde turist…

  • Postojna mağarası ve olm – Slovenya’nın iki mücevheri

    Slovenya’nın en görülesi yerleri listelendiğinde Postojna Mağarası genelde ilk 5’te, en kötü ilk 10’da yerini alıyor. Çünkü burası, mağara zengini ülkenin belki de Škocjan ile birlikte en güzel mağarası. Mağaranın gerçekten müthiş güzel ve görkemli salonları, geçitleri, akıl almaz sarkıt ve dikitleri var. Yeryüzünün yüzbinlerce yıllık bir emekle adeta ilmek ilmek damıtarak yarattığı inanılmaz kaya formları, burayı adeta bambaşka bir gezegene gelmiş gibi hissettirecek kadar bol miktarda. Burayı turistler için görülesi kılan diğer bir taraf ise, bütün bu doğal güzellikleri kadar, sadece Adriyatik kıyısındaki birkaç mağaranın derinliklerinde, karanlıklarda yaşayan, benzersiz olm hayvanını görebilme imkanı vermesi. Dünyanın en nadir karşılaşılan ve hassas hayvanlarından olan olm, mağara turunuz esnasında karşınıza çıkan bir akvaryumda…

  • Yunanistan’ın güzel adası Rodos’ta gezilecek yerler

    Tarih derslerinden çok iyi hatırladığımız, tartışmaları hala devam eden 12 Adaların (Dodecanese) en büyüğü ve en önemlisi Rodos, 1200’lü yıllarda buraya yerleşip üs haline getiren şövalyelerin varlığı nedeniyle yakınlardaki bütün adalardan, hatta bütün Yunan adalarından ayrılıyor desem yeridir. Nitekim adanın hem tarihinde, hem mimarisinde silinmeyen izler bırakan şövalyeler, hem de 300 yıl boyunca adayı yöneten Osmanlıların etkisiyle ada diğerlerine hiç benzemeyen bir görüntüye kavuşmuş. Dar taş sokaklar, çok kalın ve yüksek surlar, kiliseler, camiler, Osmanlı çeşmeleri, hepsi bir araya gelmiş. Her ne kadar artık var olmasa da antik dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen devasa Rodos Heykeli de cabası. 20. yüzyılın ilk yarısındaki İtalyan işgalinde adanın merkezi, özellikle şövalyelerden…

  • Yunanistan’ın başkenti Atina’dan gezi notları

    Türkiye’de yaşayan bir insanın ucuz yollu gezme planı yaparken akla gelen ilk seçeneklerin başında Atina’nın gelmesi çok normal. Bir defa yakın, oldukça turistik ama bir yandan da Türkiye’de doğup büyümüş kişilerin çok rahatlıkla tanıdık bulacağı bir kültürün, Helen kültürünün mirasçısı olan Yunanistan’ın başkenti Atina’da çok gezi tecrübesi olmayanların bile rahat gezebileceğini söylemek mümkün. Atina’ya ben ilk kez 2013’te gitmiştim ve ilk yurtdışı gezilerimden bir tanesiydi. Ancak o zamanlar bu site yoktu, siteyi açtığımda ise gezi anılarım tazeliğini yitirmişti ve kendimi böyle bir yazıyı yazabilmek için yetkin seviyede göremiyordum artık. 2022’nin Mayıs ayında yeniden gittiğimde bu yazıyı yazabilmek için daha hazırlıklıydım. Bununla birlikte şunu söylemem gerekir: Atina gibi onlarca farklı turistik…

  • İsviçre’de dikkat edilmesi gerekenler – İsviçre’den aklımda kalanlar

    İsviçre son derece modern bir ülke olduğundan gelirken unuttuğunuz pek çok şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Başka birçok ülkede şahsen karşılaştığım mahrumiyet durumları başınıza gelmez diye düşünüyorum. Ancak hem tedbirli olmak, hem de bazı şeyleri biraz daha ucuza getirebilmeniz, ülkenin sunduğu bazı avantajlardan yararlanmak isterseniz aşağıda yazdıklarımı okumanı önereceğim. Federal bir ülke olarak İsviçre İlk bakışta İsviçre’nin diğer Avrupa ülkelerinden, AB üyesi olmamasının haricinde büyük bir farkı olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak yönetimsel anlamda büyük bir farkı var, o da İsviçre’nin yüzyıllardır federal bir yapıya sahip olması, bir konfederasyon olmasıdır bana kalırsa. 1848’den beri de şu anki haliyle varlığını sürdürüyor. Ülke dış konularda Bern’deki federal meclis tarafından verilen kararlara göre yönetilse de kantonların iç…

  • Basel’de gezilecek yerler

    Basel İsviçre’nin birçok büyük şehri gibi birçok sanatsever için cennet niteliğinde diyebilirim. Ancak sadece bundan ibaret demek haksızlık olacaktır. Bu yazıda sizlere Basel’de geçirdiğim iki günden aklımda kalan yerleri ve çeşitli ipuçlarını paylaşmak istiyorum. Basel’e İsviçre gezimin son durağı olarak Zürih ve Bern‘den sonra gittim. Burasının sanatseverler için harika seçenekler sunduğunu belirtmekle birlikte, İsviçre’nin en fazla endüstrileşmiş şehri olduğunu söylemem gerekir, nitekim belki de bu nedenle İsviçre’nin en çok göçmen işçiye ev sahipliği yapmış yerlerinden biri. Göçmen etkisini şehirde dolaşırken fazlasıyla hissedeceksiniz, nitekim duvarlara yazılmış yazılardan tutun, dönerci ve diğer restoranlara bakarak da bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Basel Kantonunun nüfusunun %51’i göçmen kökenli ve bu oran, Cenevre’den sonra Basel’i İsviçre’nin göçmen…

  • Things to do in Transnistria – How to travel to Tiraspol and Bender

    If you’re reading this article, you must have heard the name of “Transnistria” for at least once, or maybe couple of times. And if you really intend to go there, I think you can learn a thing or two from this article. You must have heard of the war between Azerbaijan and Armenia for Artsakh at the end of 2020. Although this region has been recognized as part of Azerbaijan by the most of the world, it had been inhabited and governed by ethnic Armenians for almost 30 years under the name of Republic of Armenia. After the brief showdown, Azerbaijan reclaimed most of the territory, although Artsakh still holds…

  • Bern’de Gezilecek Yerler

    İsviçre’de geçirdiğim kısa sürede gördüğüm bütün şehirlerde tarihi şehir merkezleri (old town) vardı. Hepsi de refah şehirleriydi, tarihi dokularını korumanın yanında teknolojinin nimetlerinden faydalanan, üst seviye toplu taşıma imkanlarını barındıran yerlerdi. Bern onlardan yine de ayrılmayı başarabildi, çünkü buranın tarihi merkezi gerçekten çok iyi korunmuş. Boşuna tarihi kent merkezini UNESCO Dünya Mirası listesine almamışlar. Her ne kadar yüksek surları olmasa da taş sokakları ve binalarıyla, saat kuleleri ve renkli çeşmeleriyle Orta Çağ havasını hala üzerinde taşıyor. Bütün bunların yanında bu kent merkezinin etrafından dolaşarak adeta saran Aare Nehri şehre öyle müthiş bir manzara katıyor ki, benim gözümde en mükemmel manzaralı şehirler listesinde Porto’nun, Budapeşte’nin yanına rahatlıkla yazarım Bern’i. Bern Tarihi Müzesi’nde…

  • Zürih’te gezilecek yerler – İsviçre’nin en büyük şehrinden notlar

    İsviçre Konfederasyonunun resmi bir başkenti bulunmadığını biliyor muydunuz? Ben yakın zamana dek bilmiyordum, federal meclis binasının bulunduğu Bern’in başkent olduğunu varsayıyordum. Ama değilmiş. Yine de düşünüyorum, eğer bu refah ülkesine bir başkent seçilmek istenseydi herhalde Zürih favori olurdu. Nitekim ülkenin en büyük ve kalabalık şehri olmasının yanında, ulaşım ağlarının en çok kesiştiği, ülkenin ekonomik anlamında merkezi durumundaki bu pahalı şehri başkent seçmek çok zor olmazdı herhalde. İsviçre dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan milyonlarca insan tarafından Alpleri muhteşem doğası, bunun yanında yüksek refah seviyesiyle biliniyor. Özellikle doğayla yüksek teknolojiye sırtını dayamış şehir planlamacılığını bir araya getirebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Ülkenin en büyük şehri Zürih’te bile bu ikisinin belirli bir standardın üzerinde bulunması…