Hamsa, Kazablanka, Fas
Fas

Fas’ta dikkat edilmesi gerekenler

Fas, Kuzey Afrika’nın en önde gelen ülkelerinden biri, hem kültürel hem de turistik açıdan dünyada en çok bilinen, vize serbestisi nedeniyle Türkiye’den sıklıkla gidilen bir ülke. Burada gördüğüm ve genel olarak bilinmesinde fayda gördüğüm konuları sizlerle paylaşmak istedim.

Havaalanından Fas’a giriş

Ben Fas’a Rabat üzerinden giriş yaptım, ancak diğer havaalanlarında da az çok benzer prosedürlerin işlediğini düşünüyorum. Gördüğüm kadarıyla pasaport kontrolünde işlemler çok uzun sürmüyor. Bankolardan bir tanesinde hamile kadın ve tekerlekli sandalye figürleri vardı, o bankodan sadece küçük çocuğu olan aileler ve engelliler yaşlılar geçiyordu, öyle bir kolaylık sağlanmış yani. Onun dışında diğer insanları boşalan bankolara yönlendiren görevliler vardı, bu da işlemleri biraz daha hızlandırıyor.

Kontrol esnasında bana bazı sorular soruldu. Fas’a ilk defa mı geldiğimi sordular, ne amaçla geldiğim sorusuna  klasik olarak turistik dedim. İlginç bir şekilde mesleğimi sordu, ben de gereksiz açıklamalarla lafı uzatmamak adına yaptığım işi değil, mezun olduğum bölümü söyledim. Nereden geldiğimi sordu, ona da uçağa bindiğim yeri, Brüksel‘i söyledim. Son olarak da orada kalacağım bir adres sorması üzerine ilk olarak gideceğim otelin rezervasyon çıktısını uzattım görevli memura. Pasaportuma giriş mührü vurulduktan sonra terminal binasına çıkmadan önce bir tur daha çantalarımız x-ray cihazından geçti, bu Türkiye’de de zaman zaman oluyor bildiğiniz gibi. Burayı da geçtikten sonra Fas’a resmi olarak giriş yapmış oldum.

Para bozdurma

Fas’ta da birçok yerde karşınıza döviz büroları çıkıyor, başta havaalanları olmak üzere. Gördüğüm kadarıyla havaalanlarında kur farkı çok yüksek olmadığı için burada da yeterli miktarda para bozdurmaktan çekinmeyin derim. Para bozdururken pasaportum istendi, böylece kayıtlara geçmiş oldu yaptığım işlem. Sonra da işlemin bir çıktısını aldım. Son derece rahat bir şekilde para bozdurup Fas Dirhemi alabiliyorsunuz. Açıkçası Fas’ta kredi kartı kullanılabilen birçok yer olsa da seyyar satıcılarda, otobüslerde, değişik yerlerde nakite ihtiyaç oluyor. Bu nedenle cebinizde nakit bulundurun derim.

Döviz bürosu, Kazablanka, Fas
Döviz büroları Fas’ta kolayca bulunabiliyor

Trenle şehirler arası seyahat

Fas beni birçok konuda olumlu anlamda şaşırttı. Belli sıkıntılar yaşamış olsam düşündüğümden çok daha organize bir ülkeyle karşılaştım. Belki de en çok şaşırdığım ise demir yolu ağları ve tren rezervasyon sistemleri oldu. Fas’ta ana tren istasyonları gerçekten son derece modern. Bu istasyonları tamamlayan, Fas’ın 2018’de açılan hızlı treni -aynı zamanda adaşım- Al Boraq‘ı öncelikli olarak söylemem lazım. Hem hızlı, hem sık hareket eden hem de gayet konforlu diyebileceğim bu tren sistemi, kuzeyde Tanca’dan başlayıp Rabat ve Kazablanka’ya kadar uzanan son derece konforlu, aynı zamanda sizi araba kiralama zahmetinden bile kurtaracak kadar mantıklı bir ulaşım yolu olduğunu düşünüyorum. Normal trenlerden biraz daha pahalı ama parasına değiyor. Bir de hızlı tren biletiniz varsa büyük istasyonlarda özel bir alanda (lounge) bekleme imkanınız da oluyor, bir dipnot olarak belirteyim.

Bununla birlikte, benim bindiğim diğer trenler de bence hiç fena değildi. Mesela Kazablanka’dan Marakeş’e giderken bu tarz bir trene bindim. Biraz daha az konforlu, biraz daha kalitesiz bir kliması olan, az daha yavaş, ama işini gören bir trendi o da. Belki trene bindiğinizde yerinize birinin oturduğunu görürsünüz, uyarınca kalkacaklardır merak etmeyin.

Ancak akılda tutulması gereken bir durum var, bindiğiniz trenin türüne ve mesafesine göre numarasız koltuk satışı, dolayısıyla ayakta gitme ihtimaliyle yüz yüze kalabilirsiniz. Özellikle Kazablanka-Rabat gibi yakın mesafelerde ayakta ve metrobüs kalabalığında bir yolculuk yapmak zorunda da kalabilirsiniz eğer 1. sınıf bilet almadıysanız. Yapacak pek birşey yok tabii, biraz rahatsız, biraz havasız, fenalaşanların bile olduğu ancak çok da uzun sürmeyeceğini bildiğiniz bir yolculukla oldukça düşük bir fiyata şehir değiştirmiş olacaksınız.

Tren istasyonunda peronunuza geçmeden önce bilet kontrolü gözle yapılıyor. Ancak asıl kontrol, yolculuğun ortalarında bir noktada görevli tarafından yapılıyor. Elindeki cihazla biletinizdeki QR kodunu okutuyor. Dolayısıyla biletinizi internetten aldıysanız mail ile gelen dosyayı telefonunuzda bulundurun veya bilet çıktısını yanınızda getirin.

Al Boraq Treni, Kazablanka, Fas
Al Boraq trenleri ve peronda bekleyen insanlar

Bu kadar Fas treni övdükten sonra nasıl bilet alındığını da anlatayım. Fas’ın TCDD’si, devlet demiryolu şirketi olan ONCF’nin bilet satış sitesinde kalkış ve varış yerinizi, tarihi seçerek tren seçeneklerini görebilir, sonra treni seçip ödeme aşamasına geçebiliyorsunuz. İngilizce sitede, çok kolay ve hızlı bir şekilde bilet alabiliyorsunuz. Sadece gitmek istediğiniz şehirde tam hangi istasyonda inmek istediğinizi iyi seçin, veya mesela Kazablanka istasyonlarının “Casa” şeklinde yazıldığını aklınızda bulundurun. Bir de Fas’a ait olmayan bir kartla ödeme yaptığınızda ki bizim durumumuzda öyle oluyor, küçük bir komisyon ekleniyor. 1-2 Dirhem gibi birşey, çok düşük bir ücret.

Yeme içme işleri

Türk ve Orta Doğu mutfaklarını seven bünyeler için Fas’ta yemek konusunda hiç sıkıntı çıkmayacağını söyleyebilirim öncelikle. Son derece bizim yemeklerimize benzeyen yemekler yapıyorlar, ve güzel tarafı bu yemekler her restoranda bulunabiliyor.

Türlü gibi et-sebze yemeklerini sevenler için tajin veya tagine denen yemek son derece tatmin edici bence. Çeşitli sebzelerin bir güveçte pişirildiği, isteğe bağlı olarak tavuk, et hatta balıkla yapılan, limon sosuyla son derece lezzetli olan bu yemeği muhakkak yersiniz, Fas’ın en ünlü yöresel yemeği olduğunu düşünüyorum. Çok beğendiyseniz bunun kendine özel konik güveçleri turistik dükkanlarda satılıyor, Türkiye’de de yapmayı deneyebilirsiniz. Tajin’in yanı sıra bir Arap klasiği olan kuskus‘lar da yapılıyor, benim gibi kuskus sevenlere tavsiye ederim. Veya benzer bir yemeğin mercimekli versiyonu diyebileceğim rfissa‘yı da anmak isterim. Bence hepsi çok lezzetliydi.

Etli tajin, Kazablanka, Fas
Etli tajin, üstte sebze türlü, alttan et çıkıyor, çok güzel bir yemek

Ayrıca Avrupa ülkelerinde yaşanan sulu yemek bulamama krizine de Fas restoranlarında süper biz çözüm var, o da harira çorbası. Bizdeki mercimek çorbasını andıran tahıllı, gayet güzel ve besleyici çorbayı her restoranda bulursunuz, hatta Medine’lerde yol kenarındaki salaş yerlerde de satılabiliyor. Ben hem lüks restoranda, hem de sokak lezzeti kıvamında yedim, her seferinde gayet memnun kaldım. Yediğiniz her türlü yemeğin yanında Fas’ın yöresel ekmeği olan khobz geliyor, gelmezse de ayrıca isteyebilirsiniz. Lezzetli güzel bir ekmek kendisi.

Lüks restoran demişken, turistlere acayip seviyede hizmette bulunulan, kendinizi adeta kötü hissedeceğiniz pahalı restoranlar da Fas şehirlerinde bulunuyor. Kazablanka ve Marakeş gibi şehirlerde böyle yerler de var. Lüks demişken fiyatları bence Avrupa’da gideceğiniz iyi bir restoranla benzer seviyede. Gayet doymuş ve iyi hizmet görmüş olarak kalkabiliyorsunuz. Reklam gibi olmasın ama Kazablanka’da medine içindeki Dar el Kaid bu tarz bir yerdi. Aynı yemekleri daha ucuza yersiniz ama burada hizmete ve muameleye para verdiğinizi düşünebilirsiniz. Medine içindeki restoranlarda genel olarak en üst katta teras oluyor, oradan damsız evleriyle güzel medine manzaraları da yakalayabiliyorsunuz, aklınızda olsun.

Ha eğer yöresel yemek istemiyorsanız, sıkıldaysanız veya daha farklı bir mutfaktan yemek istiyorsanız büyük Fas şehirlerinde İtalyan, Çin vs. gibi farklı mutfaklardan restoranlar da yer alıyor, onlara da gidebilirsiniz. Ben Kazablanka’da bir Çin restoranına gittim mesela, Türkiye’deki benzerlerinden bir farkı yoktu. Üstelik burada Fas’ın kendi birası olan lager cinsi Casablanca‘dan da içme imkanı buldum. Yöresel restoranlarda her zaman bira bulamayabiliyorsunuz.

Dil konusu

Elbette Fas uzun yılların Fransız sömürgesi olarak, Cezayir ve Tunus gibi Arapça’nın resmi dil olduğu, ancak Fransızca’nın mutlak hakimiyetinin bulunduğu bir ülke. Lingua Franca tartışmasız bir şekilde Fransızca Fas’ta, neredeyse herkesin konuşabildiği, ülkenin dünyaya açılan penceresi de diyebiliriz bir anlamda. İngilizce konuşma konusunda turistik yerlerde çok büyük sorun yaşamayacağınızı düşünüyorum, nitekim turistlerle iş yapanlar ve gençlerde İngilizce konuşabilme oranı fena değil.

Tarih ve Medeniyetler Müzesi, Rabat, Fas
Müzenin adı Arapça ve Fransızca’nın yanı sıra Amazigh dilinde de yazılmış

Belirtilmesi gereken bir diğer konu da Fas’ta resmi kabul edilen diller. Diğer Kuzey Afrika ülkeleri gibi Fas’ta da büyük bir Berberi nüfusu bulunuyor, bu insanları konuştuğu Amazigh veya Tamazight dili de Fas’ın Arapça’yla birlikte diğer resmi dili konumunda. Bu dilin bizim aşina olduğumuz dillerden oldukça farklı bir alfabesi var. Resmi dil olduğu için bu alfabeyi devlet kurumlarında, tramvay duraklarında, bazı müzelerde ve bazı kuruluşların tabelalarında zaman zaman görebilmeniz mümkün, görünce şaşırmayın.

Kraliyet

Fas’ın diğer Kuzey Afrika ülkelerinden ayrıldığı en önemli konulardan bir tanesi de yönetim şekli. Tunus ve Cezayir’de cumhuriyet var, cumhurbaşkanı var, ancak Fas’ta 1631’de iktidara gelen ve o günden bu yana ülkenin (sömürge yıllarında kağıt üzerinde olsa da) yönetimini aralıksız şekilde elinde tutan Alavi (Alawi) Hanedanı’nın krallığı bulunuyor. Ülke 1956’da Fransa’dan bağımsızlığını kazandı, 1957’de Fas Sultanlığı, Fas Krallığı olarak isim değiştirdi ve ülkenin resmi adı halen Fas Krallığı olarak geçiyor.

Ülkeyi 1999’dan beri yöneten kral VI. Muhammed’in ve önceki kralların adlarını caddelerde, stadyumlarda, havaalanlarında, resimlerini de yine birçok kamusal ve özel yerde sık sık göreceksiniz. Bu anlamda Fas’ta gezerken Ürdün esintilerini fazlaca hissettiğimi söyleyebilirim. Fas Krallığı’nın geleneksel olarak Batılı büyük güçlerle iyi ilişkileri bulunuyor. Fransa ve İspanya’yı biraz dışarıda tutmak gerekir, nitekim bunlarla sömürgecilik yıllarında büyük mücadeleler vermişler, ancak örneğin Amerika Birleşik Devletleri’yle 1776’daki bağımsızlık bildirgesinden bu yana çok yakın ilişkilere sahip olagelmişler. Bunun dışında İsrail Devleti’yle de oldukça yakın bir ilişkileri olduğunu söylemek gerekir, nitekim 7 Ekim 2023’ten önce İsrail’le İbrahim Anlaşması’nı imzalamış olmasını geçiyorum, Fas’ın neredeyse bütün büyük şehirlerinde son 15 yıl içinde yapılmış büyük ve modern Yahudilik müzeleri ve restore edilmiş sinagoglarla karşılaşacaksınız. Kraliyet Fas’ın iyisiyle kötüsüyle Batı’yla entegre yüzünü sembolize ediyor denebilir, nitekim Fas halkının çok çok büyük kısmı Müslüman ve bunların içinde de hatırı sayılır bir muhafazakar kitle bulunuyor, hatta bu çizgiyi yasal düzenin dışına çıkmadan savunmaya çalışan siyasi partiler de mevcut. Ancak kraliyet, Fas’ın eksenini ABD-İsrail çizgisinde tutuyor gibi gözükmekte.

Bunun etkisiyle de Faslılarla konuşurken bu tip konulara çok girmemenizi, kralla ilgili fazla yorum yapmamanızı önerebilirim. Ben konuştuğum Faslılara bu konulardan hiç bahsetmedim. Sadece bir Faslı benimle kralla ilgili bir konuşma yaptı, onda da bir müzedeydik, kralın yakın zamanda yaptığı bir konuşmanın görüntülerini izliyordum, ne dediğini pek anlamasam da. O sırada müzedeki görevli yanıma geldi, kralın çok hasta olduğunu söyledi, “très malade” ifadesini anladım. Hakikaten de durumu pek iyi görünmüyordu, konuşmasını yapmadan önce Fas milli marşı çalınırken ayağa kalkması için oğlu veliaht prens Mulay Hasan koluna girip yardım etmişti.

Mulay Hasan demişken, babasının sağlık durumundan ötürü muhtemelen genç yaşta tahta geçecek bu geleceğin Fas kralı sadece 2003 doğumlu. Onun bir karşılama töreninde elini öpmeye çalışanları nasıl terslediğini, normal şekilde elini sıkanlarla ise nasıl muhabbet ettiğini gösteren görüntüleri belki hatırlayan vardır. Muhtemelen gelecekte tahta çıktığında ülkede bazı geleneksel normları değiştirmeye çalışacaktır, yine de kraliyeti ve kraliyetin uluslararası duruşunu fazla değiştireceğini düşünmek pek mantıklı gelmiyor.

Sokak hayvanları

Fas’a gitmeden aklınızda olması gereken önemli bir konu da sokak hayvanları meselesi. Şöyle diyeyim, Türkiye’de sık sık konuşulduğu gibi sahipsiz köpeklerin tehlike yarattığı bir durumla karşılaşmadım doğrusu. Zaman zaman sokaklarda köpeklerle karşılaşmış olsam da bunlar beni korkutacak şekilde sürü olarak gezmiyorlardı. Ancak köpekten çok daha fazla kediyle karşılaştığımı söyleyebilirim. Ve bu kedilerin çok büyük kısmı acınacak durumda, perişan vaziyette yavrulardı. Son derece bakımsız, sokaklarda sürünen bu hayvanlarla herhangi bir köşe başında karşılaşmak mümkün. Tehlike değil ama hallerine çok üzüleceğinizi düşünüyorum, bu yazıda bahsetmeden geçmek istemedim.

Sokak kedileri, Marakeş, Fas
Böyle çok tatlı ama perişan kedi yavruları her yerde

Sokak hayvanı olarak bir de kuşları anayım, bizdeki gibi güvercinler sokaklarda, duvarlardaki boşluklarda sürekli karşınıza çıkacak. Özellikle güvercinlere yönelik duvarlara açılan boşluklardan bahsedeyim, birçok tarihi binada, surlarda vs. boşluklar kuşların yuva yapabilmesi için açılmış, gerçekten kuşlara büyük bir teveccüh var. Rabat‘taki Chellah’da bunun zirvesi vardı zaten, o tarihi medrese kalıntılarının duvarları üzerinde sayısız leylek ailesi, anne ve birkaç yavru şeklinde koca koca yuvalarda yaşıyorlar, tarihi eser deyip de hayvanları kovalamamışlar. Hakikaten bu kuşların yuvasını bozmayı büyük bir ayıp ve hatta günah gibi gördüklerini düşündüm ben.

Bir de ek olarak beyaz balıkçıllardan bahsedeyim, özellikle denize yakın şehirlerde balıkçıllar adeta güvercin gibi çimlerde, parklarda geziyorlar. Bu hayvanlarla da sıklıkla karşılaşacağınıza eminim.

Şehir vergisi

Fas’ta otellerde yaptığınız rezervasyonlara şehir vergisi eklendiğini hatırlatmak isterim. Çok büyük bir para değil, şehrine göre miktarı değişiyor. Mesela Rabat’ta gecelik kişi başı 10 dirhem gibi bir parayken Marakeş’te 25 dirheme çıkabiliyor. Rezervasyon ücretinizin üzerinde bir para ödediğinizde bunun sebebini bilin diye bunu da belirtmek isterim.

Futbol sevgisi

Fas’a gelip bir şehir merkezine indiğinizde fark edeceğiniz ilk şeylerden biri de bu ülkede futbolun ne kadar sevildiği olacaktır. Nitekim dar sokaklı medine’lerde futbol oynayan çocukları, ünlü futbolcuların çakma formalarını satan dükkanları, kahvelerde sürekli maç izleyen insanlarıyla Fas tam bir futbol ülkesi diyebiliriz. Bildiğiniz üzere Fas futbolda çok iyi bir jenerasyon yakaladı, Fransa, Hollanda ve İspanya’da doğup büyümüş Fas kökenli oyuncuları bir araya getirdiği takımlarıyla 2022 Dünya Kupası’nda yarı final oynamış, 2026’da ise çeyrek final görmüştü. 2030 Dünya Kupası’nın da ev sahibi ülkelerinden biri olarak son teknoloji modern stadyumlar yapmaya devam ediyorlar.

Hakimi formalı çocuklar, Marakeş, Fas
Bu çocuklar Faslı değil ama Fas’ta gördüğüm onlarca Hakimi formalı çocuktan biri onların arasında

Buldukları her boşlukta her türlü yuvarlak nesneyle futbol oynayan çocukların ülkesi desem abartmış olmam Fas için. Çocukların üstünde en çok gördüğüm kıyafet, Achraf Hakimi’nin 2 numaralı Fas milli takım formasıydı. Fas’ta dolaşırken sokaklarda en çok gördüğüm şey kralın fotoğrafıysa, ikincisi de Hakimi yazılı formalardı diyebilirim gerçekten. Sadece o kadar değil, pek çok reklam panosunda Hakimi’nin ve başka futbolcuların fotoğraflarını gördüm, sanırım bir GSM operatörünün reklamıydı. Bu bile futbolun ne kadar popüler olduğunun net bir göstergesi olarak algılanmalı.

Güvenlik konuları

Fas büyük bir ülke, şehirler de geniş alana yayılmış olabilir. Fas aynı zamanda çok turistik bir ülke ve turistik yerlerde de haliyle turistlere yönelik bazı hareket farklılıkları yaşanabiliyor. Geçmiş yıllarda gözden uzak yerlerde bazı turistlere korkunç şeyler yapıldığını hatırlıyorum. Ancak bunun şehirlerde dolaşırken bir güvenlik endişesi oluşturduğunu hiç düşünmedim. Hem otobüslere, hem tramvaylara farklı farklı şehirlerde bindim, kalabalık pazarlara ve kasbah’lara girdim çıktım. Medina’ların dar sokaklarında hava karanlıkken dolaştığım da oldu. Ancak herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Beni takip eden, kapkaç yapmaya çalışan biriyle karşılaşmadım. Belki bana denk gelmemiştir ama Fas’ın büyük turistik merkezlerinde kendimi güvensiz hissettirecek bir durumla karşılaşmadığımı belirteyim. Ama elbette dünyanın her yerinde olduğu gibi Fas’ta da çok dikkatli olmak, çantaya cüzdana sahip çıkmak çok çok önemli.

Müzeler

Turistlere yönelik organize bir kazıklama düzeni olmasa da turistlere müzelerde daha farklı fiyat çıkarma olayı Fas’ın belli yerlerinde bazı müzelerde yabancılara daha yüksek fiyat çekiliyor. Bilmediğimiz bir durum değil, sadece akıllarda kalması faydalı olur. Örneğin Marakeş’teki Majorelle Bahçeesi’nde tam böyle bir durum söz konusuydu.

Ben Youssef Medresesi giriş fiyatları 2026, Marakeş, Fas
Ben Youssef Medresesi’nin giriş ücreti Faslılara 20, yabancılara 50 dirhem örneğin

Bunun dışında bazı müzelerde yeterli İngilizce açıklama olsa da bazılarında sadece Arapça ve Fransızca açıklamalar bulunuyordu, bu duruma yapacak birşey yok tabii, yine de Fas’ın birçok müzesi görülmeye değer diyebilirim. Modern müze sayı olarak daha az olsa da birşeyler öğrenmek son derece mümkün.

Camiler (ve kiliseler)

Fas toprakları, neredeyse ilk Müslüman fetihlerinden beri Müslüman topluluklar tarafından yönetilen yerler olduğu için burada gerçekten çok fazla ve çok da tarihi camiler yer alıyor. Marakeş, Fes ve Meknes gibi eski başkentlerde özellikle çok fazla bu tarz cami var. Bununla birlikte camilere sadece Müslüman’ların alındığını, camilere turist gibi girip sağa sola bakıp çıkmanın pek de hoş karşılanmadığını belirteyim. Hatta Fas’ta gayrimüslimlerin ziyaret etmesine izin verilen tek bir cami var, o da Kazablanka‘daki II. Hasan Camisi. Onun dışında mesela Marakeş‘in Kütübiyye Camisi’ni veya diğer bir camiyi ancak namaz kılma amacıyla görebilirsiniz diyeyim.

Camiler dışında Müslüman mezarlıklarına gayrimüslimlerin girmesi ve genel olarak fotoğraf çekilmesi de yasak. Ben Rabat’ta bir mezarlığa girdim her gittiğim yerde yaptığım gibi, ancak kapıdaki resmi bir görevi yokmuş gibi duran adam gerçekten fotoğraf çekmememi istedi, nereden geldiğimi sorguladı Müslüman olup olmadığımı anlamak için. Mezarlıkta sucu, dilenci ve benim için anlaşılmaz bir kalabalıkla karşılaşınca çok uzun kalmadım, ancak gerçekten bu konularda hassasiyet olduğunu net şekilde anlamış oldum.

Mezarlığa giriş yasak tabelası, Marakeş, Fas
Mezarlığa girmenin, fotoğraf çekmenin yasak olduğunu anlatan böyle tabelalarla karşılaşırsınız

Bununla birlikte Fas’ın farklı noktalarında, özellikle kıyı kentlerinde hakimiyet kurmuş birçok Avrupalı Hıristiyan gücün de gelip geçtiğini biliyoruz. Özellikle Fransız sömürgesi yıllarında farklı yerlerde birçok Fransız Katolik Kilisesi yapılmış. Kazablanka’da, Rabat’ta, başka yerlerde bunlar karşınıza çıkacaktır. Buralar halen aktif ve Fas’ın yabancıları, hatta Afrika’nın başka ülkelerinden göç etmiş Hıristiyan’lar bu kiliseler gidiyorlar.

İletişim

Bu yazıyla ve diğer yazılarımla ilgili her türlü sorunuzu, yazıların altına yorum yaparak bana iletebilirsiniz.

Ayrıca Substack‘te de bir bülten yayınlıyorum, gördüğüm ülkeleri, ilginç bulduğum konuları bir konsept dahilinde aylık olarak paylaşıyorum. Buraya da abone olmak isterseniz beklerim.

Özetle söylemek gerekirse, gezmeye meraklı bir beyaz yakalıyım. Üniversiteyi bitirene kadar hiç yurt dışına çıkmadıysam da, sonrasında elimdeki imkanları olabildiğince kullanmaya çalışarak 40'tan fazla ülkeye gittim. Ülkeleri sokaklarında yürüyerek, bütün müzelere ve tarihi yerlere gitmeye çalışarak, az konuşarak, az yiyip içerek, çok yürüyerek, erken kalkıp erken yatarak gezmeyi severim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir