ABD,  Ülkeler

Ankara’dan ABD Vizesi Almak (B1/B2)

Geç Kalmış Yolcu sitesinde şimdiye kadar çeşitli ülkelerden aldığım vizelerle ilgili yazılar yazmıştım. Geçmişte Polonya ve Litvanya gibi birçok Schengen ülkesinin yanında oldukça uğraştırıcı bir süreç sonunda Rusya’dan da vize alışımı anlatmıştım. Ancak yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığım başvuru sonucundan en emin olamadığım, bu nedenle en gergin şekilde beklediğim vize başvurusu oldu. Gerginliğimin ana nedeni, pasaportumda birçok başka ülkenin yanında İran giriş çıkış mührünün de bulunmasıydı. Nitekim bu konuda hem etrafımdan hem de internet ortamından çelişkili şeyler duymuş ve okumuştum. Sonucunda 10 yıllık olarak almayı başardığım bu vize süreciyle ilgili aklımda kalanları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hayatımda ilk kez iş amacıyla yurtdışına gönderilme fırsatı, çalıştığım şirketteki yöneticilerim tarafından ABD’deki bir konferansa katılıp katılamayacağım sorulduğunda karşıma çıktı. Elbette bunu isterdim, ancak pasaportumdaki İran mührünün sorun yaratıp yaratmayacağı konusunda ciddi şüphelerim vardı. Sadece benim değil, beni göndermeye karar veren yöneticilerimin kafasında da haliyle soru işaretleri vardı. Her ne kadar daha önce İran’a gidip ABD vizesi alabilen insanlar olduğunu bilsem de kendim bu süreçleri geçirmeden, vizeyi almadan emin olmama imkan yoktu. Ben de elimden geldiğince iyi bir şekilde hazırlandığımı, iyi niyetli bir şekilde başvuru formunu doldurduğumu düşünüyorum. Sonuç umut ettiğim şekilde olumlu oldu ve ABD’nin B1/B2 tipi vizesini aldım. Önemli not, vereceğim bilgiler İş/Turizm, yani (B1/B2) tipi vize için geçerlidir. Öğrenci, çalışma, Work&Travel vs amaçlarıyla alınacak vizelerin süreçleri farklı olabilir.

Amerika vizesi için hangi belgeleri toplamak gerektiği konusuna geçmeden önce başvuru sürecini iyi anlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden kendi yaptığım işleri adım adım sıraladım.

ABD Vizesi Başvuru Adımları

1. Gezi planınızı yapın, kalacak yerinizi ayarlayın. Çünkü DS-160 belgesinde her ne kadar ilk anda doldurmak zorunda olmasanız da ABD’de kalacağınız yerler soruluyor. Uçak bileti almanıza da gerek yok belki ama kaba da olsa seyahat planını oluşturmanız, görüşmede gelebilecek sorulara tutarlı yanıtlar verebilmeniz açısından bence gerekli. Biz zaten konferansa gittiğimizden, konferans dışında da şehir değiştirecek kadar bile zamanımız olmadığından plan yapmak çok zor olmadı. Kalacak yerimiz de şirketimiz tarafından belirlendi ve rezervasyon yapıldı.

2. Vize standardına uygun fotoğraf çektirin. ABD’nin vize standardına uygun beyaz arka planlı, 2×2 inç (yaklaşık 5,1×5,1 cm) kare biyometrik fotoğraflar çektirmeniz gerekiyor. Fotoğrafçılara ABD Vizesi için fotoğraf gerektiğini söylediğinizde ne yapmaları gerektiğini bilirler zaten. Yalnız şunu unutmayın, DS-160 sistemine yüklemeniz için fotoğrafın dijital versiyonuna da sahip olmanız gerekecek. Fotoğrafçınız sizden bunu göndermek için bir eposta adresi isteyecektir. Fotoğrafı eposta ile yollatabilir veya yanınızda varsa bir USB belleğe JPG formatında alabilirsiniz. Fotoğrafçınız unutsa bile siz sakın unutmayın istemeyi.

3. DS-160 belgesini doldurun. DS-160’ın resmi sitesindeki yönergeleri takip ederek DS-160’ı doldurun. Bu belgeyi doldurmadan vize randevusu alamıyorsunuz.

DS-160, ilk başta hangi ABD misyonundan başvuracağınızı soran sayfayla, sonra Schengen başvuru formları gibi kimlik ve iletişim bilgileri isteyen alanlarla başlıyor. Sonra ziyaret amacı, istenen vize tipi ve ziyaretinizin detaylarına dair bölümler geliyor. Nerelere gitmeyi düşündüğünüz, masraflarınızı kimin karşılayacağına dair sorular var. Burada benim için en kritik bölüm, ABD’de yaşayan bir kişiyi, gerektiğinde iletişime geçilmesi için vermeniz gereken kısımdı. Ben ABD ofisimizde çalışan bir arkadaşımı yazdım. Kimlikte gözüken tam adını yazmak gerekiyor ilgili kişinin.

Daha sonra da aile bilgileriniz, bitirdiğiniz okullar ve eski işyerlerinizi sisteme girip, sosyal medya hesaplarınızı veriyorsunuz. Sosyal medya hesabınız yoksa hiçbirşey yazmayabilirsiniz, ancak varsa şeffaf olmak adına yazın derim ben. Facebook, Instagram ve LinkedIn hesaplarımı yazdım ben. Ayrıca son 5 yılda ziyaret ettiğiniz ülkeleri listelemeniz isteniyor. Benim için burası da oldukça kritik bir noktaydı, 25’ten fazla ülkeyle birlikte İran’ı da bu listeye ekledim.

Buranın da ardından sayfalarca süren ve hepsinin yanıtı “hayır” olması gereken sorular silsilesi geliyor. “Uyuşturucu bağımlısı mısınız”, “insan ticaretine bulaştınız mı”, “organ mafyası ile bağlantınız var mı”, “El Kaide ya da başka bir terör örgütüne üye oldunuz mu” gibi birçok soru var. Her ne kadar biraz sıkıcı olsa da her soruyu tek tek ve dikkatlice okuyun.

En sonda ise fotoğrafınızı yüklemeniz istenen bölüm geliyor. Sisteme yüklediğiniz fotoğraf uygunsa başvuruyu tamamlıyorsunuz. Tabii bu aşamada 160 USD değerindeki vize başvuru ücretini hemen yatırmanız ve pasaportunuzun teslim edilmesini istediğiniz PTT şubesini seçmeniz zorunlu. Son olarak sayfanın çıktısını alın, onu da randevuya götürmeniz lazım.

Bu örnek belge %100 güncel olmasa da büyük oranda güncele yakın. Örneğin daha 2019 Mayıs ayında eklenen sosyal medya hesabı bölümü yok. Yine de fikir verecektir.

4. Randevu alın. DS-160’ı doldurup sisteme başarılı bir şekilde kaydettikten sonra artık randevu almaya hazırsınız demektir. Göçmen olmayan vize başvuruları için bu sayfada bir profil oluşturup giriş yaptıktan sonra gözüken tarihlerden size uygun olanını seçip randevunuzu alın.

5. Belge toplayın. Artık belge toplamaya başlayabilirsiniz.

ABD vizesi için gerekli belgeler

Amerika Birleşik Devletleri’nin vize başvurusunda zorunlu kıldığı belgeler çok belli. Sadece 6 aydan uzun geçerli bir pasaport, yukarıda belirttiğim türde fotoğraflar, DS-160 belgesi onay sayfasının ve size maille gelen Talimatlar (Instructions) bölümünün kopyaları gerekiyor. Talimatlar kısmında randevu yeri ve saati yazıyor.

ABD vizesi için yardımcı tamamlayıcı belgeler

Yukarıdakiler temel belgeler, ama onların yanında tamamlayıcı belge olarak adlandırılan diğer belgeleri de götürmenizde fayda var. Nitekim DS-160 içinde sorulmayan, ama sorulabilecek şeylere hazırlıklı olmak lazım.

Ben hangi belgeleri götürdüm?

Yukarıda söylediğim gibi ABD’nin zorunlu kıldığı belgeler az çok belli.  “Yardımcı” belgeler biraz sizin içinde bulunduğunuz duruma ve “Amerika’ya kaçmayacağınıza, Türkiye’ye geri döneceğinize” dair ne kadar çok kanıt sunabileceğinize bakıyor. Ben de daha önce yaptığım Schengen başvurularında götürdüğüm belgeleri edindim.

Yanımda bulunan ek belgeler şunlardı:

  • Katılacağım konferanstan gelen davet mektubu
  • Çalıştığım şirketten verilen, antetli kağıda yazılmış, imzalı izin belgesi
  • Kalacak yer ve uçak bileti rezervasyonu çıktıları
  • Son 3 aya ait banka hesap dökümü ve varlık özeti
  • Çalıştığım şirketin faaliyet belgesi, Ticaret Odası sicil kaydı, vergi levhası
  • Bana ait SGK kayıtları, 4A belgesi
  • Son 3 aylık maaş bordrosu
  • E-devlet’ten aldığım Nüfus Kayıt Belgesi ve İkamet Belgesi

ABD Büyükelçiliği’ne gidiş, içeri giriş ve mülakat

2019 Ağustos itibariyle ABD’nin Çukurambar tarafında yaptırmakta olduğu yeni büyükelçilik binasının inşaatı henüz bitmediğinden, ABD Büyükelçiliği halen Kavaklıdere’deki binasında bulunuyor. Vize başvuruları için Paris Caddesi üzerindeki girişten giriliyor. İçeri hiçbir elektronik eşyanın ve çantaların alınmadığını net olarak söyleyebilirim. Bu nedenle girişin hemen yanındaki büfe emanet eşya alıyor, benimle birlikte başvuran arkadaşım elektronik araba anahtarını bıraktı, 5 TL aldılar. Benim üzerimde sadece ev anahtarlarım ve şeffaf dosya içindeki belgelerim vardı.
İçeri girdikten sonra göreceğiniz masada randevu saatiniz ve ona dair belgeler kontrol edilip pasaportunuza bir etiket yapıştırılıyor ve sıra numarası veriliyor. Yine burada Türkçe mi İngilizce mi mülakat gerçekleştirmek istediğiniz soruluyor. Pasaportlar kalıyor bir süreliğine.

Yerimize oturduktan bir görevli, elindeki pasaportlarımızı sırayla bize geri vererek parmak izi kuyruğuna yöneltti. Son derece sempatik Amerikalı bir hanımefendi, Türkçe “günaydın” diyerek, gerginlik azaltmaya yönelik birkaç şey söyleyerek diğerleriyle birlikte benim de parmak izini aldı. Sonra tekrar yerime oturup elimdeki aynı numaranın tekrar yanmasını ve asıl görüşmeye geçmeyi bekledim. Fazla beklemeden sıra numaramı ekranda gördüm ve isteğim üzerine İngilizce konuşacak bir gişe görevlisine yönlendirildim.

Mülakatta hangi sorular soruldu?

Evet, vize başvurusu ile ilgili belki de en merak edilen kısım bu. Gişeye gittiğimde görevli memur pasaportumu istedi, verdim. Sonrasında da yaklaşık 1.5 dakika kadar çeşitli sorular sordu. Aklımda kaldığı kadarıyla bu soruları aktarıyorum.

– Nereye gideceksiniz?

+ (Konferansın olduğu şehri söyledim.)

– Orada ne yapacaksınız?

+ (Bir konferansa katılacağımı söyledim.)

– Bu konferans ne tür bir konferans?

+ (Konferansta ele alınacak konuları söyledim, yani Content Strategy ve Content Marketing ile ilgili olduğunu anlattım.)

– Siz çalıştığınız şirkette ne iş yapıyorsunuz?

+ (Unvanımı ve bu iş gereği neler yaptığımı kısaca anlattım.)

Bu konuşmaların ardından görevli memur önündeki bilgisayara birşeyler yazmaya başladı. 45 saniye kadar deli gibi yazdı. Bu sırada ben sağa sola bakmaya koyuldum, bir yandan da haftalardır beklediğim ve kendimi hazırladığım “İran’a neden gittiniz?” şeklinde bir soruyu duymayı bekliyordum. Ancak soru sormadan konuşmaya başladı. Gafil avlanmıştım ama konuştuklarından “your visa is approved” yani “vizeniz onaylandı” şeklinde bir ifadeyi yakalamayı başardım. Yanımda götürdüğüm, yaklaşık 1 parmak kalınlığındaki belgelerin hiçbirini görme ihtiyacı hissetmediler.
Bütün mülakatın bu kadarla bitmesinden doğan şaşkınlığımla gişeden ayrıldım “peki, teşekkürler, iyi günler” demek dışında birşey yapamadım.

Başka da herhangi bir belge ya da imza vermeden büyükelçilikten ayrıldım. İçeride geçirdiğim toplam süre 1 saatten azdı. Çıktığımda hala vizeyi gerçekten alabildiğime dair şüphelerim vardı. Ancak şunu biliyoruz, vize alamadıysanız pasaportunuzu hemen iade ediyorlar. Ben de “pasaportumu alıkoyduklarına göre muhtemelen vizeyi almışımdır” diye düşünerek yoluma devam ettim. Çünkü binadan beş karış suratla çıkan, belli ki başvurusu reddedilmiş ağlamaklı ya da öfkeli insanların yanlarında hala pasaportlarının bulunduğunu gördüm.

Nitekim 1 gün sonra telefonuma gelen kısa mesajla pasaportumun PTT’ye teslim edildiğini öğrendim. 1 gün sonra da başvuru sırasında yazdığım PTT şubesine ulaştığı bilgisi geldi. Ertesi gün sabah gidip o şubeden pasaportumu aldım, 10 yıllık çok girişli B1/B2 tipi, yani iş/turizm vizesine hak kazanmıştım.

Sonuç olarak günlerce uğraşıp haftalarca mülakatını beklediğim, uğruna bir sürü belge topladığım vize, toplam 3 gün içinde elime olumlu bir şekilde ulaşmıştı.

Özeti bu. Başvuru süreci çok meşakkatli olsa da onay aldığınızda Amerika vizesini almak oldukça kısa sürüyor. İran’ı görmüş olmam da benim için engel teşkil etmedi.

Umarım bu yazı Ankara’dan ABD vizesine başvurmak isteyenlere biraz olsun fikir verebilir. Önemli bir not daha, bu yazıda anlattıklarım ABD’nin vize politikalarına dair kesin kanılar içermez, sadece kendi deneyimlerimin paylaşımından ibarettir. Her başvuru kendi dinamiklerini yaratır, bende sorulmayan birşey size sorulabilir, her şeye hazırlıklı olun.

İletişim

Bu yazıyla ilgili sorularınızı, yazıya yorum yaparak bana iletebilirsiniz. Ancak sizden ricam, önceki yorumları da okumanız, belki de aynı soru önceden sorulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir